Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Giriş YapRSS Yayın Akışı

DGAP Eşbaşkanı Mecid: Doğu Ve Güneydoğu’da Bölgesel Asgari Ücret Uygulanmalı

Ankara Haberleri 05 Ekim 2013

DGAP Eşbaşkanı Mecid: Doğu Ve Güneydoğu'da Bölgesel Asgari Ücret UygulanmalıDoğu ve Güneydoğu Anadolu Platformu (DGAP) Eşbaşkanı Mahmut Mecid, bölgedeki işsizlik konusunda ‘bölgesel asgari ücret’ uygulamasının çare olacağını söyledi. Mecid, “Özellikle kadın istihdamında buna ihtiyaç var. Bölge kadınları iş bulamamakta. İş adamları da iş gücü ucuz olan yerlere yatırım yapıyor. Muş’un veya Şırnak’ın kişi başına gelirinin Çin’den hiçbir farkı yok.” dedi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Platformu (DGAP) Eşbaşkanı Mahmut Mecid, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın açıkladığı demokratikleşme paketine destek verdi. Bununla birlikte bölgenin ekonomik yönden kalkınması için de bazı özel uygulamalar gerektiğini ifade etti. Bölgesel asgari ücret uygulamasını örnek gösteren Mecid, “Ankara’da bir aile için bin lira yetmez. Ama doğunun birçok ilinde iyi bir para. Devlet Doğu ve Güneydoğu’da asgari ücretle, 400-500 lira ücretle onlara istihdam sağlayabilir. Özellikle kadın istihdam oranında ciddi manada buna ihtiyaç var. Bölge kadınları iş bulamamakta. İş adamları da iş gücü ucuz olan yerlere yatırım yapıyor. Muş’un veya Şırnak’ın kişi başına gelirinin Çin’den hiçbir farkı yok.” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda devletin ‘Yap işlet devret’ modelini, bölgede tersine işletmesi gerektiğini vurgulan Mahmut Mecid, “Kavga bitti, devlet herkese eşit davranma sürecine girmiş. Ekonomik yatırımları devlet bizzat kendisi yapmalı. Hatta ‘Yap işlet devret’ modelini tam tersinden uygulamalı devlet burada. Bir fabrika açıp bir iş adamına devrettiğinizde bu farklı olur, bir iş adamından fabrikayı yapıp geri devlete vermesi tamamen farklı olur. Yani bir iş adamı olarak şunu söylüyorum Ankara’da yatırım yapıp işlerini düzene koymuş birinin Van’a, Diyarbakır’a yatırım yapması çok olağan bir durum değil.” şeklinde konuştu. Diğer yandan Kürtler denildiği zaman sadece BDP varmış gibi davranılmasına itiraz eden DGAP Eşbaşkanı Mecid, “Kürtlerin çoğu BDP’yi desteklemiyor. Bununla birlikte biz samimiyet istiyoruz. Diyoruz ki BDP’nin 2 tane eşbaşkanı var, ikisi de Kürtçe bilmiyor. Öncelikle bunlar Kürtçe öğrensin, sonra Kürtçe üzerinden siyaset yapsın.” diye konuştu.

299 total views, 0 today

Merkez Bankası: Enflasyondaki Düşüş Önümüzdeki Dönemde De Sürecek

Ankara Haberleri 04 Ekim 2013

Merkez Bankası: Enflasyondaki Düşüş Önümüzdeki Dönemde De SürecekMerkez Bankası, Eylül ayına ati fiyat gelişmelerine ilişkin değerlendirmesini yayınladı. Değerlendirmede, Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti’nde de vurgulandığı üzere yıllık enflasyonun işlenmemiş gıda ve enerji fiyatları kaynaklı olarak azalışını sürdürdüğü kaydedildi. Bununla birlikte Türk Lirası’ndaki değer kaybının yansımaları ile temel enflasyon göstergelerinin yükseldiği ancak enflasyondaki düşüşün önümüzdeki dönemde de süreceği belirtildi. Fiyat gelişmeleri ile ilgili durum değerlendirmesi yapılan açıklamada, Eylül ayında enerji fiyatlarının yüzde 1,38 oranında arttığı, bu gelişmede büyük ölçüde TL’deki değer kaybı sonucunda sırasıyla yüzde 2,82 ile yüzde 4,68 oranında artan yurt içi akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarının etkili olduğu kaydedildi. Bu doğrultuda enerji grubunun yıllık enflasyonunun özellikle tüp gaz ve akaryakıt fiyatlarındaki baz etkisiyle 1,12 puan azalarak yüzde 8,04 olarak gerçekleştiği aktarıldı. Eylül ayında tüketici fiyatlarının yüzde 0,77 oranında arttığı ancak yıllık enflasyonun yüzde 7,88’e gerilediğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bir önceki aya kıyasla gıda ve enerji gruplarının katkısı sırasıyla 0,38 ve 0,17 puan azalırken temel mal grubunun katkısı 0,29 puan arttı. Hizmet gruplarının katkısında ise bir önceki aya kıyasla belirgin bir değişim gözlendi. Hizmet fiyatları Eylül ayında yüzde 0,90 oranında artarken grup yıllık enflasyonu sınırlı bir artış göstererek yüzde 8,22’ye yükseldi. Bu dönemde hizmet grubu fiyatlarındaki artışta özel üniversite ücretleri etkili oldu. Temel mal grubu yıllık enflasyonu Eylül ayında 1,16 puanlık artışla yüzde 5,74’e yükseldi. Bu artışta, büyük ölçüde Türk lirasındaki değer kaybının etkilerini içeren dayanıklı tüketim malları grubu belirleyici oldu. Grup fiyatlarında Temmuz ayından itibaren gözlenen artış eğilimi paralelinde yıllık enflasyon yüzde 5,92’ye yükselirken, grup detayında otomobil ve beyaz eşya fiyatlarındaki belirgin artışlar dikkat çekti. Giyim grubu fiyatları ise Eylül ayında mevsimsel ortalamaların altında geriledi.

323 total views, 0 today

Operasyonlarda Kullanılan ‘iz Takip Köpekleri’nin Eğitimleri Devam Ediyor

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Operasyonlarda Kullanılan 'iz Takip Köpekleri'nin Eğitimleri Devam EdiyorEmniyet Genel Müdürlüğü ek binası ile polisevine saldırıyı yapan terör örgütü DHKP/C’li Muharrem Karataş ile Serdar Polat’ın yakalanmasında polis köpeklerinin kullanılması, ‘İz Takip Köpekleri’ni gündeme getirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürlüğü’nün yaklaşık 9 ay önce başlattığı ‘Şehir İçi İnsan ve İz Takibi’ Ar-Ge çalışması devam ediyor. Almanya‘daki köpek eğitim merkezlerinde de incelemelerde bulunan yetkililer, projeyi 2 yıl içinde bitirmeyi hedefliyor. Ankara‘nın Gölbaşı ilçesindeki Köpek Eğitim Merkezi’nde konuya ilişkin köpeklerin eğitimi sürüyor. ‘Koruma Köpekleri’, ‘Arama Köpekleri’ diye 2 alanda eğitim veriliyor. Arama köpekleri de kendi içerisinde sabit kokularla ve değişken kokularla çalışan köpekler olmak üzere 2 gruba ayrılıyor. Sabit kokuları arayan köpeklerin başlıca branşları ise şunlar: “Uyuşturucu madde, patlayıcı madde, silah mühimmat, çay ve tütün, kağıt para ve kadavra arama köpekleri.” Köpekler, eğitimlerini tamamladıktan sonra sahaya inecek. Zaman zaman köpeklere gerçek olaylarda da deneyim kazandırılıyor. ‘Kuşka’ adlı iz takip köpeği, kaybolan bir insanı nasıl bulduğunu performansıyla ortaya koydu. Şahısın uzaklaşırken bıraktığı kokuyu takip eden Alman köpeği ‘Kuşka’, yaklaşık 500 metre sonrasında büyük bir başarıyla hedefi buldu ve ödülünü aldı.Uzman Köpek Eğitmeni Komiser Taner Uludağ, projeye 9 ay önce başladıklarını ve Emniyet Genel Müdürü ile KOM Daire Başkanı’nın büyük önem verdiğini vurguladı. Kişilerin, bir yerden bir yere hareket ederken, üzerlerinden koku moleküllerinin döküldüğünü anlatan Uludağ, şöyle devam etti: “Köpeğe de burda o kişinin dökerek gittiği kokuyu takip etmesini istiyoruz. Bu eğitimde zor olan taraf; patlayıcı ve narkotik köpek gibi önceden öğretilen bir kokuyu bulmuyor. Anında yeni öğretilen bir kokuyu beynine yazıyor ve sizin bıraktığınız izi örnek kokuyu kokladıktan sonra bu izi takip ediyor.” Projede zorlandıkları kısımlar da olduğunu dile getiren Uludağ, şunları söyledi: “Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımızdan yardım bekliyoruz. Bu eğitimleri yaparken, her seferinde, her eğitimde farklı bir insan kokusu, farklı yaş grupları, farklı cinsiyetleri kullanmak zorundayız. Çünkü normal kaybolan insanlar, kimin kaybolacağı belli değil. Bu yaşlı, çocuk, genç olabiliyor. Bizim köpeğe bir ezberden ziyade, her seferinde farklı bir kokuyu bulabilmesi için eğitimlerde de farklı kokulara ihtiyaç var. Bundan dolayı da gönüllülük esasına göre bize yardımcı olmak isteyen vatandaşlarımızdan, sivil toplum örgütlerinden, izci klüplerinden bu akla gelen her yer olabilir. Bize gelip, eğitimlerde, önden yürüyüp kaybolan insanı canlandırabilmek için bize yardım gerekiyor. Bu konuda toplumumuzdan yardım bekliyoruz.

297 total views, 0 today

Operasyonlarda Kullanılan ‘iz Takip Köpekleri’nin Eğitimleri Devam Ediyor

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Operasyonlarda Kullanılan 'iz Takip Köpekleri'nin Eğitimleri Devam EdiyorEmniyet Genel Müdürlüğü ek binası ile polisevine saldırıyı yapan terör örgütü DHKP/C’li Muharrem Karataş ile Serdar Polat’ın yakalanmasında polis köpeklerinin kullanılması, ‘İz Takip Köpekleri’ni gündeme getirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürlüğü’nün yaklaşık 9 ay önce başlattığı ‘Şehir İçi İnsan ve İz Takibi’ Ar-Ge çalışması devam ediyor. Almanya‘daki köpek eğitim merkezlerinde de incelemelerde bulunan yetkililer, projeyi 2 yıl içinde bitirmeyi hedefliyor. Ankara‘nın Gölbaşı ilçesindeki Köpek Eğitim Merkezi’nde konuya ilişkin köpeklerin eğitimi sürüyor. ‘Koruma Köpekleri’, ‘Arama Köpekleri’ diye 2 alanda eğitim veriliyor. Arama köpekleri de kendi içerisinde sabit kokularla ve değişken kokularla çalışan köpekler olmak üzere 2 gruba ayrılıyor. Sabit kokuları arayan köpeklerin başlıca branşları ise şunlar: “Uyuşturucu madde, patlayıcı madde, silah mühimmat, çay ve tütün, kağıt para ve kadavra arama köpekleri.” Köpekler, eğitimlerini tamamladıktan sonra sahaya inecek. Zaman zaman köpeklere gerçek olaylarda da deneyim kazandırılıyor. ‘Kuşka’ adlı iz takip köpeği, kaybolan bir insanı nasıl bulduğunu performansıyla ortaya koydu. Şahısın uzaklaşırken bıraktığı kokuyu takip eden Alman köpeği ‘Kuşka’, yaklaşık 500 metre sonrasında büyük bir başarıyla hedefi buldu ve ödülünü aldı.Uzman Köpek Eğitmeni Komiser Taner Uludağ, projeye 9 ay önce başladıklarını ve Emniyet Genel Müdürü ile KOM Daire Başkanı’nın büyük önem verdiğini vurguladı. Kişilerin, bir yerden bir yere hareket ederken, üzerlerinden koku moleküllerinin döküldüğünü anlatan Uludağ, şöyle devam etti: “Köpeğe de burda o kişinin dökerek gittiği kokuyu takip etmesini istiyoruz. Bu eğitimde zor olan taraf; patlayıcı ve narkotik köpek gibi önceden öğretilen bir kokuyu bulmuyor. Anında yeni öğretilen bir kokuyu beynine yazıyor ve sizin bıraktığınız izi örnek kokuyu kokladıktan sonra bu izi takip ediyor.” Projede zorlandıkları kısımlar da olduğunu dile getiren Uludağ, şunları söyledi: “Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımızdan yardım bekliyoruz. Bu eğitimleri yaparken, her seferinde, her eğitimde farklı bir insan kokusu, farklı yaş grupları, farklı cinsiyetleri kullanmak zorundayız. Çünkü normal kaybolan insanlar, kimin kaybolacağı belli değil. Bu yaşlı, çocuk, genç olabiliyor. Bizim köpeğe bir ezberden ziyade, her seferinde farklı bir kokuyu bulabilmesi için eğitimlerde de farklı kokulara ihtiyaç var. Bundan dolayı da gönüllülük esasına göre bize yardımcı olmak isteyen vatandaşlarımızdan, sivil toplum örgütlerinden, izci klüplerinden bu akla gelen her yer olabilir. Bize gelip, eğitimlerde, önden yürüyüp kaybolan insanı canlandırabilmek için bize yardım gerekiyor. Bu konuda toplumumuzdan yardım bekliyoruz.

313 total views, 0 today

Operasyonlarda Kullanılan ‘iz Takip Köpekleri’nin Eğitimleri Devam Ediyor

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Operasyonlarda Kullanılan 'iz Takip Köpekleri'nin Eğitimleri Devam EdiyorEmniyet Genel Müdürlüğü ek binası ile polisevine saldırıyı yapan terör örgütü DHKP/C’li Muharrem Karataş ile Serdar Polat’ın yakalanmasında polis köpeklerinin kullanılması, ‘İz Takip Köpekleri’ni gündeme getirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürlüğü’nün yaklaşık 9 ay önce başlattığı ‘Şehir İçi İnsan ve İz Takibi’ Ar-Ge çalışması devam ediyor. Almanya‘daki köpek eğitim merkezlerinde de incelemelerde bulunan yetkililer, projeyi 2 yıl içinde bitirmeyi hedefliyor. Ankara‘nın Gölbaşı ilçesindeki Köpek Eğitim Merkezi’nde konuya ilişkin köpeklerin eğitimi sürüyor. ‘Koruma Köpekleri’, ‘Arama Köpekleri’ diye 2 alanda eğitim veriliyor. Arama köpekleri de kendi içerisinde sabit kokularla ve değişken kokularla çalışan köpekler olmak üzere 2 gruba ayrılıyor. Sabit kokuları arayan köpeklerin başlıca branşları ise şunlar: “Uyuşturucu madde, patlayıcı madde, silah mühimmat, çay ve tütün, kağıt para ve kadavra arama köpekleri.” Köpekler, eğitimlerini tamamladıktan sonra sahaya inecek. Zaman zaman köpeklere gerçek olaylarda da deneyim kazandırılıyor. ‘Kuşka’ adlı iz takip köpeği, kaybolan bir insanı nasıl bulduğunu performansıyla ortaya koydu. Şahısın uzaklaşırken bıraktığı kokuyu takip eden Alman köpeği ‘Kuşka’, yaklaşık 500 metre sonrasında büyük bir başarıyla hedefi buldu ve ödülünü aldı.Uzman Köpek Eğitmeni Komiser Taner Uludağ, projeye 9 ay önce başladıklarını ve Emniyet Genel Müdürü ile KOM Daire Başkanı’nın büyük önem verdiğini vurguladı. Kişilerin, bir yerden bir yere hareket ederken, üzerlerinden koku moleküllerinin döküldüğünü anlatan Uludağ, şöyle devam etti: “Köpeğe de burda o kişinin dökerek gittiği kokuyu takip etmesini istiyoruz. Bu eğitimde zor olan taraf; patlayıcı ve narkotik köpek gibi önceden öğretilen bir kokuyu bulmuyor. Anında yeni öğretilen bir kokuyu beynine yazıyor ve sizin bıraktığınız izi örnek kokuyu kokladıktan sonra bu izi takip ediyor.” Projede zorlandıkları kısımlar da olduğunu dile getiren Uludağ, şunları söyledi: “Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımızdan yardım bekliyoruz. Bu eğitimleri yaparken, her seferinde, her eğitimde farklı bir insan kokusu, farklı yaş grupları, farklı cinsiyetleri kullanmak zorundayız. Çünkü normal kaybolan insanlar, kimin kaybolacağı belli değil. Bu yaşlı, çocuk, genç olabiliyor. Bizim köpeğe bir ezberden ziyade, her seferinde farklı bir kokuyu bulabilmesi için eğitimlerde de farklı kokulara ihtiyaç var. Bundan dolayı da gönüllülük esasına göre bize yardımcı olmak isteyen vatandaşlarımızdan, sivil toplum örgütlerinden, izci klüplerinden bu akla gelen her yer olabilir. Bize gelip, eğitimlerde, önden yürüyüp kaybolan insanı canlandırabilmek için bize yardım gerekiyor. Bu konuda toplumumuzdan yardım bekliyoruz.

340 total views, 0 today

Operasyonlarda Kullanılan ‘iz Takip Köpekleri’nin Eğitimleri Devam Ediyor

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Operasyonlarda Kullanılan 'iz Takip Köpekleri'nin Eğitimleri Devam EdiyorEmniyet Genel Müdürlüğü ek binası ile polisevine saldırıyı yapan terör örgütü DHKP/C’li Muharrem Karataş ile Serdar Polat’ın yakalanmasında polis köpeklerinin kullanılması, ‘İz Takip Köpekleri’ni gündeme getirdi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürlüğü’nün yaklaşık 9 ay önce başlattığı ‘Şehir İçi İnsan ve İz Takibi’ Ar-Ge çalışması devam ediyor. Almanya‘daki köpek eğitim merkezlerinde de incelemelerde bulunan yetkililer, projeyi 2 yıl içinde bitirmeyi hedefliyor. Ankara‘nın Gölbaşı ilçesindeki Köpek Eğitim Merkezi’nde konuya ilişkin köpeklerin eğitimi sürüyor. ‘Koruma Köpekleri’, ‘Arama Köpekleri’ diye 2 alanda eğitim veriliyor. Arama köpekleri de kendi içerisinde sabit kokularla ve değişken kokularla çalışan köpekler olmak üzere 2 gruba ayrılıyor. Sabit kokuları arayan köpeklerin başlıca branşları ise şunlar: “Uyuşturucu madde, patlayıcı madde, silah mühimmat, çay ve tütün, kağıt para ve kadavra arama köpekleri.” Köpekler, eğitimlerini tamamladıktan sonra sahaya inecek. Zaman zaman köpeklere gerçek olaylarda da deneyim kazandırılıyor. ‘Kuşka’ adlı iz takip köpeği, kaybolan bir insanı nasıl bulduğunu performansıyla ortaya koydu. Şahısın uzaklaşırken bıraktığı kokuyu takip eden Alman köpeği ‘Kuşka’, yaklaşık 500 metre sonrasında büyük bir başarıyla hedefi buldu ve ödülünü aldı.Uzman Köpek Eğitmeni Komiser Taner Uludağ, projeye 9 ay önce başladıklarını ve Emniyet Genel Müdürü ile KOM Daire Başkanı’nın büyük önem verdiğini vurguladı. Kişilerin, bir yerden bir yere hareket ederken, üzerlerinden koku moleküllerinin döküldüğünü anlatan Uludağ, şöyle devam etti: “Köpeğe de burda o kişinin dökerek gittiği kokuyu takip etmesini istiyoruz. Bu eğitimde zor olan taraf; patlayıcı ve narkotik köpek gibi önceden öğretilen bir kokuyu bulmuyor. Anında yeni öğretilen bir kokuyu beynine yazıyor ve sizin bıraktığınız izi örnek kokuyu kokladıktan sonra bu izi takip ediyor.” Projede zorlandıkları kısımlar da olduğunu dile getiren Uludağ, şunları söyledi: “Sivil toplum örgütleri ve vatandaşlarımızdan yardım bekliyoruz. Bu eğitimleri yaparken, her seferinde, her eğitimde farklı bir insan kokusu, farklı yaş grupları, farklı cinsiyetleri kullanmak zorundayız. Çünkü normal kaybolan insanlar, kimin kaybolacağı belli değil. Bu yaşlı, çocuk, genç olabiliyor. Bizim köpeğe bir ezberden ziyade, her seferinde farklı bir kokuyu bulabilmesi için eğitimlerde de farklı kokulara ihtiyaç var. Bundan dolayı da gönüllülük esasına göre bize yardımcı olmak isteyen vatandaşlarımızdan, sivil toplum örgütlerinden, izci klüplerinden bu akla gelen her yer olabilir. Bize gelip, eğitimlerde, önden yürüyüp kaybolan insanı canlandırabilmek için bize yardım gerekiyor. Bu konuda toplumumuzdan yardım bekliyoruz.

305 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

275 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

287 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

321 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

316 total views, 0 today

Page 1 of 81 2 3 8
  • Euro, En Yüksek Reel Getiriyi Sağladı

    Tarafından de 12 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Haziran ayında finansal yatırım araçları reel getiri; Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,99, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4,71 oranlarıyla Euro oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 Haziran ayına ilişkin ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından ABD Doları yüzde 2,33 oranında yatırımcısına […]

  • Evde Masaj Ankara

    Tarafından de 21 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Ankara Uzak doğu kültürü olan masaj uygulamasının farklı yöntem ve uygulama teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklere bağlı olarak yapılan masaj uygulamaları insanları dinlendirir ve rahatlatır. Masaj uygulaması belirli bölgelere yapılır. Bu bölgelerinde başında bacak, bel ve kol bölgesi gelmektedir. Masaj uygulaması için keşinin kendine masaj yaptırma uygulama istediği sadece kişinin o anki yorgunluğun üzerinden […]

  • Lokal Masaj

    Tarafından de 31 Mayıs 2014 - 0 Yorumlar

    Lokal Masaj   Lokal masaj özellikle belirli bir bölgedeki yoğun ağrıları gidermek amacı ile uygulanan bir masajdır. Vücuttaki bazı ağrılar kalıcı hale gelebilen düzenli aralıklarla kişileri rahatsız edebilen ağrılardır. Bu ağrılara karşı uygulanabilecek en iyi yöntem şüphesiz ki profesyonel bir masajdır. Boyun sırt ağrılar kronikleşebilen ve neredeyse haftalar aylar sürebilen ağrılardır. Bu ağrıları giderme konusunda […]

  • Evde Masaj Keyfi

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Keyfi Vücutta sürekli bir şekilde ağrı olması demek, vücudun içerisinde belirli sorunların var olduğu anlamına gelmektedir ve bu ağrılar eğer ki dikkatli bir şekilde giderilmezse beraberinde çok ciddi sorunları da getirecektir. Vücudun oksijen sıkıntısı oluşması demek, o bölgede ağrı oluşması anlamına gelmektedir. Oksijen eksikliği birçok sebep neticesinde oluşabilir. Örneğin vücudunuzun bir yerine darbe […]

  • Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları

    Tarafından de 12 Eylül 2014 - 0 Yorumlar

    Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları Stresin azaltılmasına ve rahatlamaya yardımcı olur. Kas gerginliğinin ve sertliğinin giderilmesine yardımcı olur. Hamilelik dönemindeki sıkıntıyı hafifletir. Zorlanan kasların ve burkulan liflerin iyileşmesini teşvik eder. Ağrı ve şişliği azaltır, aşırı doku yaralanmalarını azaltır. Kas spazmlarını azaltır. Eklemlerin esnekliğini ve hareket çeşitliliğini arttırır. Atletik performansı geliştirir; spor veya çalışma sırasında oluşan […]

istanbul masaj salonu - şişli masaj mutlu son