Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Giriş YapRSS Yayın Akışı

Bakan Güler Polise Yetki Açıklaması: Mutabakata Varılmış Böyle Bir Paket Yok

Ankara Haberleri 08 Ekim 2013

Bakan Güler Polise Yetki Açıklaması: Mutabakata Varılmış Böyle Bir Paket Yokİçişleri Bakanı Güler, polise yetki tartışması ile ilgil, herhangi bir tasarı, paket ya da üzerinde mutabakata varılmış bir tasarı taslağı bulunmadığını söyledi. Güler “Hırpalanabilecek bir paket arandı, üzerinde fırtınalar koparılacak bir paket aranıyor herhalde. Bunu demokratikleşme paketinde bulamayınca olmayan bir paket üzerinden görüyorum ki hem basında hem de bazı köşe yazarları sanki böyle bir şey varmış gibi, demokratikleşme paketinin hemen ardından sanki otoriter yetkiler geliyormuş gibi algılamışlar. Bu tamamen yanlıştır. Böyle bir çalışma yoktur.” dedi. İçişleri Bakanı Muammer Güler, polise yetki tartışması ile ilgili Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtladı. Güler, bu konu ile ilgili herhangi bir tasarı, paket ya da üzerinde mutabakata varılmış bir tasarı taslağı bulunmadığını söyledi. Mukayeseli hukuk alanında AB ülkelerinde ve dünya polisinde önleyici yetkiler ile ilgili bir araştırma yapıldığını belirten Güler, “Hangi ülkeler önleyici tedbir olarak hangi müesseseleri uyguluyor. Bununla ilgili bir çalışmayı sanki bir tasarı şeklinde yapmışlar. Ama şunu özellikle ifade etmek isterim, hırpalanabilecek bir paket arandı, üzerinde fırtınalar koparılacak bir paket aranıyor herhalde. Bunu demokratikleşme paketinde bulamayınca olmayan bir paket üzerinden görüyorum ki hem basında hem de bazı köşe yazarları sanki böyle bir şey varmış gibi, demokratikleşme paketinin hemen ardından sanki otoriter yetkiler geliyormuş gibi algılamışlar. Bu tamamen yanlıştır. Böyle bir çalışma yoktur.” diye konuştu. Güler şöyle devam etti: “Evrensel hukukta, şöyle bir kural var. Bizim de kabul ettiğimiz, İçişleri Bakanlığı olarak benim de hükümetimizin de 11 yıldan bu yana yapmakta olduğu çalışmalar şudur. Özgürlükler en geniş anlamda kullanılmalıdır. İki, suç işlemesini önlemek kamu düzeninin bozulmasını önlemek, kamu hizmetlerinin yerine getirilmesini engelleyici faaliyetlere karşı da önleyici tedbirler yani zararın meydana gelmeden, suç işlenmeden, yapılması gereken işlemlerle ilgili olarak da en etkin, en çabuk şekilde davranılmalıdır. Bu dünyanın her yerinde geçerli. Bir de suç işlendikten sonra verilen cezalar caydırıcı olmalıdır. Bu üç temel kural, tüm evrensel hukuk kuralları içinde vardır ve bir çok ülkelerde de bu farklı farklı uygulanıyor. Almanya’da, İngiltere’de, Belçika’da, Fransa’da başka ülkelerde kontrol altına alma diye bir müessese var. Önleme hapsi denilen bir müessese var. Uzaklaştırma denilen müesseseler var. Bunların bir kısmı Türk hukukunda var, bir kısmı yok. Mesela uzaklaştırma dediğimiz tedbir bizde yavaş yavaş bazı şeylere girdi. Belli bir yerden uzaklaştırma var. Belli bir yere girmesi veya belli bir yere gitmesini engelleyici uzaklaştırma tedbiri var. Ama önleme hapsi ya da kontrol altına alma yok. Biz bunlarla ilgili bir araştırma çalışması yaptık. Yoksa hükümetin önüne götürülmüş bir çalışma yok. Hemen demokratikleşme paketinin de ardından böyle bir şey söz konusu değil. Tekrar ediyorum, bir paket yok, bir tasarı yok, üzerinde mutabakata varılan bir tasarı taslağı da yok.””BİR ETÜT ÇALIŞMASI”Bir gazetecinin, “Yani İçişleri Bakanlığı’nın bir araştırma çalışması mı?” şeklindeki sözleri üzerine Güler, “Bir etüt çalışması bu. Dünya polisinin, devletlerin, AB ülkelerinin önleyici anlamda yaptıkları çalışmalar nelerdir, bununla ilgili araştırma. Her zaman yapılır. Bilimsel seviyesinde yapılır, akademi de yapılır, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yapılır. Bunların üzerine çalışılır.” cevabını verdi. “Taslak haline getirilebilir mi?” sorusuna karşılık Güler, “Hayır, tekrar söylüyorum. Tasarı yok, üzerinde mutabakata varılmış bir tasarı taslağı da yok. Böyle bir paket hiç yok.” ifadesini kullandı. Konuyla ilgili başka bir soruya karşılık Güler, “Polisin önleyici yetkilerini daha etkin, daha süratli olarak uygulayabilmesi, cezaların caydırıcılığı anlamında da her zaman çalışma olur. Bakın cezaların caydırıcılığı anlamında konuşalım. Türkiye’de tekerrür hükümleri maalesef eksik işletiliyor. Yani, tutuklama süresi diyelim iki yıl. İki yılın altında suçu işleyenlerin, mesela hırsızlık suçlarında bu çok gündeme geldi. Defalarca hırsızlık yapan kişiler maalesef tutuklanmıyor. Ama tekerrür halinde bunların tutuklama sınırları eşiğine getirilmesine ilişkin sürekli tartışılan bir konu var. Bu, Adalet Bakanlığı’nca tartışılır, bakılır. Kamuoyunda, ilgili kurullarda tartışılır. Böyle bir ihtiyaç varsa zamanı gelince gündeme getirilir ama şu anda böyle bir şey yok.” dedi.

350 total views, 0 today

ANKESOB Başkanı Yiğiner:

Ankara Haberleri 04 Ekim 2013

ANKESOB Başkanı Yiğiner:

Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mehmet Yiğiner, binlerce taksi, minibüs, özel halk otobüsü ve servis aracı esnafının toplu gelen trafik cezaları yüzünden mağdur olduğunu öne sürdü. Yiğiner, yazılı açıklamasında, 2012-2013 yıllarına ait birikmiş trafik cezalarının, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından toplu gönderilmeye başlandığını, esnafın bu şekilde toplu cezaları ödeme imkanı bulunmadığını belirtti. Cezaların anında tebliğ edilmesi gerektiğini ifade eden Yiğiner, “Aylarca hatta 2 yıl sonra gelen toplu cezaların nasıl bir caydırıcılığı olur? Kendisine ceza yazıldığını bilmeyen, kural ihlali yapıldığının farkında olmayan sürücü, bu hataları yapmaya devam ediyor. Binlerce taksi, minibüs, özel halk otobüsü ve servis aracı esnafı, toplu halde gelen trafik cezaları yüzünden mağdur oldu” değerlendirmesinde bulundu. Yiğiner, cezalardan dolayı bunalmış ve mağdur olmuş esnafın sesini duyurmak için gerekirse toplu eylem yapacaklarını belirtti.

345 total views, 0 today

Chp Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin:

Ankara Haberleri 02 Ekim 2013

Chp Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin:CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ilişkin, “ Tavrımız açık. Biz 2011 yılında yüzde 10 barajıyla ilgili kanun teklifi vermişiz” dedi.CHP’nin MYK toplantısı Genel Başkan Kılıçdaroğlu başkanlığında çalışmalarını sürdürürken, Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Tekin, bir gazetecinin “Genel Başkan dün ‘seçim barajı yüzde 3′ dedi. Bir taraftan bakılınca CHP’nin önerileri ve AK Parti’nin önerileri birbirine paralel gibi görünüyor. Adalet Bakanı’nın da açıkladığı gibi ‘çok yakın bir zamanda paket meclise gelecek’ dedi. Paket meclise geldiğinde CHP’nin tavrı ne olur” sorusuna şu cevabı verdi:“Demokrasiyi kirletmeyelim. Başbakan Erdoğan’ın demokrasi içeriğini iyi okuması gerekiyor. Demokrasinin birinci önceliği milletin kendi kaderini kendisinin tayin etmesi demektir. Bir demokrasi paketinde siyasi partiler yasası olmaz mı? 100 yaşındaki Evren ile hesaplaşmayı bırak, 12 Eylül döneminde parti hukukunun önünü kesmiş anti demokratik bir siyasi partiler yasasını hadi değiştirelim. Demokrasi önce siyasi partilerin mutfağında işlenir. Yüzde 3 ile ilgili niye itiraz ediyor. Evrensel ülkelerde hukuk demokrasisinin işlediği ülkelerde kurallar neyse aynı kuralları işletelim. Bizim yüzde 10 barajıyla ilgili vermiş olduğumuz kanun teklifi var. Bunun hayata geçirilmesi mücadelesine devam edeceğiz. Tavrımız açık. Biz 2011 yılında yüzde 10 barajıyla ilgili kanun teklifi vermişiz.”

367 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

275 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

287 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

321 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

316 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

334 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

332 total views, 0 today

‘öğrenci Koçu İle Başarıya Bir Adım Daha Yakınsınız’

Ankara Haberleri 20 Eylül 2013

'öğrenci Koçu İle Başarıya Bir Adım Daha Yakınsınız'Eğitim harcamaları için ciddi bütçeler ayıran ailelere, çocukları için hem meslek seçiminde hem de ders çalışma yönteminde yardımcı olacak öğrenci koçlarından destek almaları önerildi.HelpA Akademi Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yeni bir eğitim-öğretim dönemine girilirken öğrenciler ve velilerin her yıl olduğu gibi bu yıl da klasik telaşlar içine düştüklerini hatırlattı.Önceden okul telaşının kitap, kırtasiye ve giyim arayışıyla geçtiğini anımsatan Orhan, şunları söyledi:“Artık bu telaş biraz kabuk değiştirdi. Eski telaşlar yerini en iyi okul, en iyi dershane, en iyi özel hoca arayışına bıraktı. Ancak bugün geldiğimiz bu süreçte bunlardan da önemli bir konu var. O da öğrenci koçluğu. Çünkü ne kadar iyi imkanlar sağlarsanız ne kadar iyi okul, dershane, özel hocalar tutarsanız tutun, eğer çocuğunuzu yönlendirecek bir uzman yoksa bunların hepsi boş yere yapılan harcama anlamına gelir ve zaman kaybı olur.”ÖĞRENCİ KOÇU NE YAPAR?Gülşah Sam Orhan, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de eğitim sisteminde artık öğrenci koçluğunun yerleşmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:“Ders çalışırken konsantrasyon eksikliği yaşayan, ders çalıştığı halde başarısız olan, okulda ve evde uyumsuz tavırlar sergileyen çocuklar ne tür imkanlar verirseniz verin, arzulanan hedefe ulaşamaz. Oysa bu sorunlar eğitim koçları aracılığıyla kolaylıkla çözülebilir. Örneğin, eğitim koçundan yardım alan öğrencinin konsantrasyon eksikliği varsa konsantrasyon sağlayabileceği öğrenme tipini ona öğretiriz. Çeşitli testlerle dikkat dağınıklığı olup olmadığını ölçer, eğer dağınıklık var ise buna yönelik ileri tetkik testleri uygularız ve şüphelendiğimiz veriler elde edersek gerekli yerlere yönlendirmesini yaparız. Algılama sorunu olduğu görülen çocuklar için zeka yaşı testleri uygularız. Çocuk çekingen ve paylaşımcı değil ise çeşitli testler ile yaşadığı durumları tespit ederiz. Hiperaktivite olan bir çocuğa motivasyon öğretiriz. Aile çocuk iletişiminde aileye yol gösterici oluruz. Çocuğun yetenek tahlilini yaparak, hedeflerini birlikte belirler, hedefe giden yolda yapması gerekenleri sıralar, düzenli ders çalışmayı öğretiriz.”Orhan, öğrenci koçunun bunlarla sınırlı kalmayarak, hafıza temsil sistemine göre öğrenmeyi öğrettiğini, okuma yeteneğini test ettiğini, okuduğunu anlamıyorsa okuma kursları verdiğini bildirerek, “Çocuğun sosyal ilişkilerini inceler, bir sorun varsa buna göre gerekli uygulamaları yaparız. Programlı ders çalışmayı öğretiriz. Herhangi bir konuda yaşadığı sıkıntı ile alakalı olarak birlikte alternatif çözüm önerileri üretiriz. İlerlemesini kaydeder, aileye raporlarla geri bildirim veririz. Varsa çocuğun sınav kaygı ve stresine karşı çeşitli uygulamalar yaparız. Çocuğun bilinçaltını, gireceği önemli bir sınav varsa buna hazırlarız. Fobileri varsa bunları aşmasında yardımcı olacak çalışmalar yaparız” dedi.ÇOCUKLAR, “BALIK TUTMAYI” ÖĞRENECEKÇocukların eğitim koçları sayesinde arzulanan başarıya bir adım daha yaklaşacaklarını vurgulayan Orhan, “Aileler, çocuklarının başarısı için her türlü fedakarlığı göze alıyorlar. Ancak gelişmiş ülkelerde hayli yaygın olan ve çocuğun başarısında seviye atlatan öğrenci koçluğunu yeteri kadar bilmiyorlar. Öğrenci koçluğu programı öğrenciyi hedeflediğinin bir tık üstüne taşır. Öğrenciye balık vermez, olta vererek kendi balığını tutmasını sağlar. Öğrenciye eğitim hayatı boyunca kendi yetenekleri ve potansiyeli dahilinde yaşamayı öğretir. Sınavlarda mutlak başarı sağlar, tercihlerinin üstüne çıkmalarında yardımcı olur” dedi.HELPA AKADEMİ TÜRKİYE’DEKİ 5 KURULUŞTAN BİRİGülşah Sam Orhan, HelpA Akademi’nin Türkiye’deki 5 kuruluşta yer alan “Association For Coaching” onaylı uluslararası sertifikasyon programlarıyla öğrenci koçları yetiştirdiklerini söyledi.Bu anlamda ciddi bir Türkiye markası haline geldiklerini ifade eden Orhan, “HelpA Akademi’de öğrenci koçluğu eğitimlerini üniversite mezunu olan kişilere yönelik düzenliyoruz. Öğretmenlerin çoğunlukla ilgi gösterdiği eğitimlerimiz, maddi anlamda da ciddi fırsatlar sağlıyor. Öğretmenler bu eğitimi mutlaka almalı. Devletimizin koçluğu meslek olarak ilan etmesinin ardından da bu konuda talep her geçen gün artıyor” diye konuştu.

388 total views, 0 today

Page 1 of 41 2 3 4
  • Euro, En Yüksek Reel Getiriyi Sağladı

    Tarafından de 12 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Haziran ayında finansal yatırım araçları reel getiri; Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,99, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4,71 oranlarıyla Euro oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 Haziran ayına ilişkin ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından ABD Doları yüzde 2,33 oranında yatırımcısına […]

  • Evde Masaj Ankara

    Tarafından de 21 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Ankara Uzak doğu kültürü olan masaj uygulamasının farklı yöntem ve uygulama teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklere bağlı olarak yapılan masaj uygulamaları insanları dinlendirir ve rahatlatır. Masaj uygulaması belirli bölgelere yapılır. Bu bölgelerinde başında bacak, bel ve kol bölgesi gelmektedir. Masaj uygulaması için keşinin kendine masaj yaptırma uygulama istediği sadece kişinin o anki yorgunluğun üzerinden […]

  • Lokal Masaj

    Tarafından de 31 Mayıs 2014 - 0 Yorumlar

    Lokal Masaj   Lokal masaj özellikle belirli bir bölgedeki yoğun ağrıları gidermek amacı ile uygulanan bir masajdır. Vücuttaki bazı ağrılar kalıcı hale gelebilen düzenli aralıklarla kişileri rahatsız edebilen ağrılardır. Bu ağrılara karşı uygulanabilecek en iyi yöntem şüphesiz ki profesyonel bir masajdır. Boyun sırt ağrılar kronikleşebilen ve neredeyse haftalar aylar sürebilen ağrılardır. Bu ağrıları giderme konusunda […]

  • Evde Masaj Keyfi

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Keyfi Vücutta sürekli bir şekilde ağrı olması demek, vücudun içerisinde belirli sorunların var olduğu anlamına gelmektedir ve bu ağrılar eğer ki dikkatli bir şekilde giderilmezse beraberinde çok ciddi sorunları da getirecektir. Vücudun oksijen sıkıntısı oluşması demek, o bölgede ağrı oluşması anlamına gelmektedir. Oksijen eksikliği birçok sebep neticesinde oluşabilir. Örneğin vücudunuzun bir yerine darbe […]

  • Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları

    Tarafından de 12 Eylül 2014 - 0 Yorumlar

    Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları Stresin azaltılmasına ve rahatlamaya yardımcı olur. Kas gerginliğinin ve sertliğinin giderilmesine yardımcı olur. Hamilelik dönemindeki sıkıntıyı hafifletir. Zorlanan kasların ve burkulan liflerin iyileşmesini teşvik eder. Ağrı ve şişliği azaltır, aşırı doku yaralanmalarını azaltır. Kas spazmlarını azaltır. Eklemlerin esnekliğini ve hareket çeşitliliğini arttırır. Atletik performansı geliştirir; spor veya çalışma sırasında oluşan […]

istanbul masaj salonu - şişli masaj mutlu son