Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Giriş YapRSS Yayın Akışı

‘Okul Kantinlerinde Ambalajsız Gıda Satılmayacak, Çiğ Et Bulundurulmayacak’

Ankara Haberleri 05 Ekim 2013

'Okul Kantinlerinde Ambalajsız Gıda Satılmayacak, Çiğ Et Bulundurulmayacak'Ankara Valiliği, yayımladığı genelge ile okul kantinlerinde ambalajsız gıda satılmasını ve çiğ et bulundurulmasını yasakladı. Ankara Valisi Alâaddin Yüksel, okulların açılması nedeniyle okul kantinlerinden yararlanan öğrencilerin sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenmelerinin sağlanabilmesi için genelge amacıyla bir genelge yayımladı. Valiliğin yayımladığı genelgede kantinlere getirilen düzenleme şöyle: -Gıdaların ambalajsız ve açıkta satışı yapılmayacak, ambalajlı ve soğuk ortamda saklanması gereken gıdalar (Süt, ayran, yoğurt vb.) mutlaka buzdolabında muhafaza edilecektir.-Kantinlerde çiğ et ve ürünleri hiçbir şekilde bulundurulmayacak ve bu ürünler kantinlerde pişirilerek satışa sunulmayacaktır. Hazır veya yarı hazır halde işlenmiş et ve et ürünleri ise soğuk zincir kırılmadan uygun şartlarda muhafaza edilecektir.-Servise sunulan gıdaların tüketimi için tercihen tek kullanımlık araç-gereçler (Bardak, tabak, çatal, kaşık vb.) kullanılacak ve tek kullanımlık kaplar kullanıldıktan sonra mutlaka atılmak suretiyle başka amaçlar için kullanılmayacaktır.-El ile temas etme zorunluluğu olan gıda maddelerinin satış ve servisi uygun malzeme ve alet/donanım ile yapılacak, hazırlama ve ambalajsız ürünlerin servisi sırasında mutlaka tek kullanımlık eldiven kullanılacaktır.-Tuvaletler kantinlerdeki gıda üretim, satış ve tüketim yapılan yerlerden uygun uzaklıklarda bulunacak, tuvaletler doğrudan satış veya tüketim yerlerine mücavir açılmayacaktır.-Ankara İlinde bulunan eğitim kurumlarının yatılı veya pansiyonlu yemekhaneleri de dâhil olmak üzere okul kantinlerinde doğal maden suları hariç, dengesiz beslenmeye ve şişmanlığa (Obezite) sebep olabilecek, enerji yoğunluğu yüksek ancak besin değeri düşük olan enerji içecekleri, gazlı, kolalı ve aromalı içecekler ile kızartma ve cipslerin satışı yaptırılmayacak ve otomatik satış yapan makinelerde bulundurulmayacaktır. Bunların yerine süt, ayran, yoğurt, meyve suyu, taze sıkılmış meyve suyu ve tane ile satışı yapılabilen meyve bulundurulması ile ilgili olarak okul kantin sözleşmesine hükümler konacaktır.-Yetersiz ve dengesiz beslenmeye neden olabilecek gıda maddelerinin tüketimini özendirici her türlü reklam, promosyon ve tanıtım amaçlı afiş, poster, broşür ve benzeri kullanılmayacak, reklam, promosyon ve tanıtım amaçlı afiş, poster, broşür ve benzerlerinin öğrencilerin sağlıklı beslenmelerini olumlu yönde etkileyecek nitelikte olmasına özen gösterilecektir.-Gıda maddeleri ve gıda ile temas eden madde ve malzemeler, temizlik malzemeleri ile aynı yerde bulundurulmayacak ve özellikle kırtasiye malzemeleri ile gıda maddeleri ayrı bölümlerde satışa sunulacaktır.-Çalışanların yerine getirmesi gereken hususlar (Tüberküloz taraması, portör muayenesi vb.) ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde aksatılmadan yürütülecektir. Çalışanların tırnakları kısa kesilmiş ve temiz olacak, iş kıyafetleri temiz, üretim ve servis aşamalarında eldiven, maske ve bone kullanılması ile bunun gibi kişisel hijyen kurallarına uyulması mutlaka sağlanacaktır.-Satışı yapılan gıdaların tüketimi için kantin önünde uygun, hijyenik ve güvenilir tüketim alanları oluşturulacak ve ayrıca kantinin görünür bir yerinde uygulanan fiyat tarifesi rahatlıkla okunabilecek bir şekilde mutlaka bulundurulacaktır.

352 total views, 0 today

Vali Yüksel’den Servis Genelgesi

Ankara Haberleri 04 Ekim 2013

Vali Yüksel'den Servis Genelgesi

Ankara Valisi Alâaddin Yüksel, yeni eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla, okul servis araçlarına ilişkin tedbirleri kapsayan bir genelge yayınladı. Ankara Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Vali Yüksel, genelgede, “Devletimize teslim edilen ve geleceğimiz olan çocuklarımızın can ve mal güvenliklerinin mutlak sağlanması gerekir. Bu esas içerisinde, 2013-2014 eğitim ve öğretim yılında okul servis araçlarının sebep olabileceği trafik kazalarının önlenmesi amacıyla aşağıdaki tedbirler uygulanacak ve kararlılıkla takip edilecektir” ifadesine yer verdi. Genelgede, öğrenci taşıma hizmetlerinin düzenli ve güvenli olarak sürdürülmesi için belirlenen tüm hususların kaymakamlıklar, kolluk kuvvetleri ile ilçe milli eğitim ve okul müdürlüklerinin takip ve kontrolü altında tutulmasının yasal zorunluluk olduğunu belirten Yüksel, şöyle devam etti: “Öğrencilerimizin okullarına güvenli trafik ortamında gidip gelmelerini sağlamak üzere, “öğrenci taşıma hizmetlerinin güvenli olarak sürdürülmesi için belirlenen yoğun denetimlerin yapılmasını, belirlenen hususlara aykırı davrandığı tespit, edilen okul servis aracı sürücüleri hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını, gerekli hallerde araçların trafikten derhal men edilmesini ve uygulamanın tüm eğitim ve öğretim yılı boyunca herhangi bir aksaklığa meydan verilmeden sürdürülmesini önemle rica ederim” Vali Yüksel, uyulması gereken hususları şöyle sıraladı: – Okul servis araçlarının arkasında standartlara uygun “OKUL TAŞITI” yazısı bulundurulması, – Öğrenciler ile rehber öğretmenin iniş ve binişleri sırasında kullanılmak üzere en az 30 cm. çapında üzerinde siyah “DUR” yazılı kırmızı ışıklı lamba olması, – Öğrencilerin kolayca yetişebileceği cam ve çerçevelerin sabit hale getirilmesi, – Sağlık çantası ve trafik setinin bulunması, – Araçların kapılarının, sürücüler tarafından açılıp kapatılabilecek şekilde otomatik olması ya da araç sürücüleri tarafından elle kumanda edilebilecek şekilde veya otomatik olduğu takdirde kapıların açık veya kapalı olduğu hususu sürücüye optik ve/veya akustik sinyallerle intikal edecek şekilde olması, – Araçların cinsine göre Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan muayene sürelerini kapsayacak şekilde fenni muayenelerinin yaptırılması, – Araçların yaşlarının yirmi yaşından büyük olmaması, – Araç cinsine göre, minibüsler için doldurma kapasitesi en az bir kilogram olan en az bir, otobüslerde doldurma kapasitesi beş kilogram olan en az iki yangın söndürme cihazlarının bulunması, – Taşıma kapasitesi üzerinde öğrenci alınmaması, – Zorunlu mali mesuliyet sigortasının yaptırılması, – Sürücülerin, en az 5 yıllık sınıfı sürücü belgesi ile “Yurtiçi Yolcu Taşımacılığı Sürücü Mesleki Yeterlilik Belgesi” sahibi olması, – Okul servis araçlarının okullara gidiş ve geliş saatleri ile belirlenmiş güzergâh taşıma programlarına mutlaka uymaları ile sürücüler ve diğer araç personelinin ahlâki durumları dâhil genel tutum ve davranışlarının araştırılması,

363 total views, 0 today

MEB, Okul Kazalarına Karşı Yöneticileri Uyardı: Eşyalar Sabitlenmeli

Ankara Haberleri 04 Ekim 2013

MEB, Okul Kazalarına Karşı Yöneticileri Uyardı: Eşyalar SabitlenmeliMilli Eğitim Bakanlığı, Mardin’de bir öğrencinin üzerine dolap devrilmesi sonucu ölmesinin ardından okullarda alınan güvenlik önlemlerinin arttırılmasını istedi. Bakanlık tarafından 81 il milli eğitim müdürlüğüne acil koduyla ‘Okul kazalarını önleyici tedbirlerin alınması’ başlıklı bir yazı gönderdi. Okul yönetimlerinin okul binası içerisinde oluşabilecek her türlü tehlike, yaralanma ve risklerden öğrencilerini korumak ve güvenliklerini sağlamakla sorumlu olduğu belirtilen yazıda “Özellikle sınıflarda ve koridorda bulunan dolap, tablo, duyuru panosu gibi eşyaların sabitlenmeli, oyun parkında bulunan araçların periyodik kontrollerinin yapılmalı, bahçe zemininin imkânlar ölçüsünde çocukların düştüklerinde yaralanmayacakları türden malzeme ile kaplatılmalı, bahçe kapısının, merdiven korkuluklarının, pencere ve çatı katı girişleri gibi yerler kontrol edilmeli.” ifadelerine yer verildi. Milli Eğitim Bakanlığı, geçtiğimiz Eylül ayında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde Cumhuriyet İlköğretim Okulu 2. sınıf öğrencisi Reşat Kino’nun üzerine dolap devrilmesi sonucu ölmesinin ardından okullarda gerekli güvenlik önlemleri alınması konusunda çalışma başlattı. Bakanlık, acil koduyla 81 il milli eğitim müdürlüğüne tüm il, ilçe ve köy okullarında alınması gereken kuralları içeren bir yazı gönderdi. Temel Eğitim Genel Müdür Vekili Atıf Ala imzalı yazı da, okullarda acilen alınması gereken 6 güvenlik kuralı sıralandı. Okul, çocukların aileleri ve evleri dışında ilk defa toplum hayatına girdikleri, yeni arkadaşlar edindikleri, başkaları ile sosyal alış-veriş yaptıkları ve daha fazla fiziksel faaliyette bulundukları yer olduğu belirtilen yazı da, günün önemli bir bölümünü okulda geçiren öğrencilerin kendi davranışları, çevresel düzenlemelerin yetersizliği ve ihmaller sonucu kaza geçirebildikleri vurgulandı. Kazaların, çocuğa fiziksel, psikolojik ve sosyal yönden etki ederek dengesinin bozulmasına, hastalanmasına, sakatlanmasına hatta ölümüne neden olurken, aileye ve topluma da ağır maddi manevi yük getirdiği hatırlatılan yazıda “Kazalar, okul bölgesinde daha önceden alınacak tedbirlerle önlenebilir olaylardır. Velilerimizin gönül rahatlığıyla çocuklarını gönderdikleri ve öğrencilerimizin mutlu ve başarılı olduğu mekanlar olan okulların güvenli bir ortam olması ve yeni eğitim öğretim yılının başladığı şu günlerde kazalara karşı önleyici tedbirlerin alınmalı.” denildi. “OKUL YÖNETİMLERİ ÖĞRENCİLERİ KORUMAK VE GÜVENLİKLERİNİ SAĞLAMAKLA SORUMLU”Okulda kazaların en çok olduğu mekânların okul bahçesi, sınıflar, koridor, merdivenler, lavabo, tuvaletler, kantin gibi yerler olduğu kaydedilen yazı da çocukların geçirdikleri kaza nedenleri incelendiğinde çocuğun kendisinden, arkadaşından ve okuldaki çevresel faktörlerin yetersizliğinden kaynaklandığının görüldüğü ifade edildi. Okul yönetimlerinin okul binası içerisinde, okulla ilgili faaliyetlerin yapıldığı yerlerde ve öğrencilerin okula ulaşımları esnasında oluşabilecek her türlü tehlike, yaralanma ve risklerden öğrencilerini korumak ve güvenliklerini sağlamakla sorumlu olduğu ifade edilen yazıda okullarda alınması gereken tedbirler şu şekilde sıralandı: “Özellikle sınıflarda ve koridorda bulunan dolap, tablo, duyuru panosu gibi eşyaların sabitlenmeli, oyun parkında bulunan araçların periyodik kontrollerinin yapılmalı, bahçe zemininin imkânlar ölçüsünde çocukların düştüklerinde yaralanmayacakları türden malzeme ile kaplatılmalı, bahçe kapısının, merdiven korkuluklarının, pencere ve çatı katı girişlerinin vb.yerlerin kontrol edilmeli. Çocukların kazalardan korunma ile ilgili yeterli bilgi ile donatılmaslı, güvenli davranış becerileri geliştirilmeli, güvenlik önlemlerinin tanıtılmalı. Ebeveynlerin okul çevresinden kaynaklanan kaza risklerini azaltmada ve kazalardan çocukları korumada, kaza olmadan veya kaza olduktan sonra gösterdikleri davranışlar oldukça önem taşımakta. Bu yüzden ebeveynlerin de kazalar konusunda bilgilendirilmeli. Okullarda kazalarla ilgili kayıt sisteminin oluşturulmalı, kaza nedenleri, kaza yeri, kaza geçiren kişi vb bilgilerin kaydedilmeli, elde edilen sonuçların değerlendirilerek, kazaları önleyecek programların geliştirilmesi hususlarında gerekli tedbirlerin alınmalı, gerektiğinde yerel yönetimler, özel ve kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarıyla irtibata geçilmesi önem arz etmekte.

378 total views, 0 today

Avcı: Öğretmenlerimiz Kendilerine Ne Yakıştırıyorsa Onu Giysin

Ankara Masaj Salonu 25 Eylül 2013

Avcı: Öğretmenlerimiz Kendilerine Ne Yakıştırıyorsa Onu GiysinMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, öğretmenler kendilerine neyi yakıştırıyorsa onu giysin açıklamasında bulundu. Öğretmenlerin kendilerine neyin yakışacağını bildiğini belirten Avcı, “Öğretmenlerimiz kendilerinin karar vereceği konusunda birbirlerini rencide edecek şeyler söylemezler. Başörtüsü ile yakıştırıyorsa yakıştırıyordur. Öğretmenlerimiz kendilerine ne yakıştırıyorsa onu giysin.” dedi. “Yasal bir sorunla karşılanmazlar değil mi?” sorusuna ise Avcı, “Evet” cevabını verdi. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı Samanyolu Haber TV’de yayınlanan Günlük Özel programında Samanyolu Yayın Grubu Ankara Temsilcisi Abdullah Abdulkadiroğlu’nun sorularını cevapladı. 8 Haziran’da orta öğretime yerleştirme çerçevesinde son kez Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) yapıldığını belirten Nabi Avcı, “12-16 Ağustos döneminde asıl kayıt dönemi açıldı. Burada tercihlerinden birini kazanan öğrencilerimiz yerleştirildikleri okullara kayıtlarını yaptırdılar. Burada kayıt yaptırmayanlar kayıt hakkını kaybetti. Ardından 19-29 Ağustos’ta yedek kayıt dönemini açtık. Boş kalan kontenjanlara yedeklik sırasına göre kayıt yapıldı. Her okulun ilan edilen boş kontenjan sayısı kadar öğrenciye daha önce açıklanan yedek sırasına göre kayıt hakkı verildi. 12- 29 Ağustos tarihleri arasında asıl ve yedek kayıt döneminde özel okullar hariç toplam 662 bin 119 kontenjandan 597 bin 904’üne öğrenciler kayıt yaptırdı.” diye konuştu. ORTAÖĞRETİMDE 50 BİN BOŞ KONTENJAN KALDI 64 bin kontenjanın boş kaldığını bunun üzerine 9-20 Eylül tarihlerinde ek yerleştirme dönemi açtıklarını belirten Avcı, “17-20 Eylül’de asıl ve yedek kayıt hakkı kazanan öğrenciler kayıt işlemini gerçekleştirdi. Ek yerleştirmelerde dahil olmak üzere 610 bin 421 öğrenci kayıt yaptırdı. 50 bin boş kontenjan kaldı. Arkadaşlarımız mevcudun içerisinde ne kadarını buraya dahil edebiliriz diye çalışıyoruz. Bu çalışma neticesinde bir miktar daha boş kontenjan dolacak.” dedi. Fen lisesi kontenjanı 15 bin 900 iken kayıtlı öğrenci sayısının 14 bin 132 olduğunu vurgulayan Avcı, “Fen liselerinde ülke genelinde bin 768 boy kontenjan var. 3 bin 210 kontenjanı olan sosyal bilimler lisesine 3 bin 89 kayıtlı 121 boş kontenjanı var. 356 bin 352 kontenjanı olan Anadolu liselerine 321 bin 726 kayıt var burada 34 bin 626 boş kontenjan var. 3 yıldır uygulanan okul dönüşüm projesi kapsamında düz liseler Anadolu liselerine dönüştürüldü. Birçok yerleşim biriminde o kadar Anadolu liseli öğrencisi gelmeyeceği halde kontenjanlar oluşturuldu. Uzun vadeli düşünülerek yapıldı. Ne kadar açarsanız açın oraya gidip kimse kayıt olmayacak. İlçeler hatta bazı il merkezlerinde yeni Anadolu lisesine dönüştürülmüş okullarımızın birçoğunda biz gelecek perspektifini göz önüne alarak kontenjanlar belirledik. Ama bu yol o kontenjanlara bu yıl talep olmayacağını biliyoruz.” Şeklinde konuştu. 35 bin 360 kontenjanı olan Anadolu öğretmen lisesine 34 bin 465 kayıt yapıldığını 895 boş kontenjanın olduğunu kaydeden Avcı, “65 bin 216 kontenjanı olan Anadolu imam hatip lisesine 55 bin 395 kayıt var 9 bin 821boş kontenjan var. 186 bin 81 kontenjanı olan meslek liselerine 147 bin 87 öğrenci kayıt oldu 38 bin 994 boş kontenjan yer alıyor. Anadolu meslek liselerine yeni okullar açıyoruz ama henüz talep o seviyeyi doldurmadı. Devlet okullarında 662 bin 119 kontenjana karşılık 575 bin 894 kayıt, özel okullarda 28 bin 871 kontenjana karşılık 4 bin 833 kayıt yapıldı.” açıklamasında bulundu. SBS YERİNE YENİ BİR SINAV KONMADI Orta okuldan liseye geçiş sistemini değiştireceklerini 2 yıldır açıkladıklarına değinen Avcı, “Bakan değişti sistem değişti değil. Daha önceki bakanımızın da açıkladığı bir sistem bu. Eğitimdeki pek çok sorun birbiriyle iç içe. Uzun yıllardır sadece eğitimciler değil anne babalarda çocukların yarış atına çevrildiği bir sınav için orta 1 den başlayarak dershanelere gittiği çocukların cumartesi pazarı kalmadı çocuklar haftanın 5 günü oku, 2 gün dershaneye gidiyor çocuklar test ve tost çocuğu oldular gibi sloganlarla eleştiriliyordu. SBS yerine yeni bir sınav konmadı. 36 sınav hiç konmadı.” diye konuştu. Yeni sistemde sadece orta okul son sınıf öğrencilerin gördüğü 6 temel dersin yazılı sorularının merkezden gönderileceğini vurgulayan Avcı şunları söyledi; “Uzun vadede biz okullarımızda yapılan bütün sınavları yazılı ve sözlü daha denetimli yapmak istiyoruz. Hepsinin çok güvenilin objektif notlarla değerlendirilmesini istiyoruz. Bütün öğrenci ve öğretmenlerin elinde tablet bilgisayarla olunca biz bu sınavların tamamını denetimli yapabiliriz. 3 yıl içinde bunu yapabiliriz. 36 merkezi sınav gelemedi. Zaten girecekleri sınav için bir soru göndereceğiz. Kendi sınıflarında normal yazılıya girer gibi bu yazılıya girecekler. Ortak sorular sorulacak. Bunlar ortak değerlendirilecek. Bir de bunların çok güvenilir olması için yazılıların olduğu gün çocukların başında başka okullardan öğretmenler gözetmen olacak bulunacak.” Dershane işinin çok büyük bir kısmının yaptıkları araştırmalara göre psikolojik olduğunu hatırlatan Bakan Avcı, “Dershaneye gidip gerçekten dershaneden yararlandığı için daha iyi bir yer kazandığını düşünenlerin büyük bir kısmı zaten çok iyi okullardan gidiyorlar. Özel okullardan uygun şartlarda çok daha destekli eğitim alan çocuklar ayrıca dershaneye gidiyor. Buradaki başarı ayrıca gidilen dershanemi, ailemi okul mu o ölçülemiyor. Birazda vicdanlarını rahatlatmak için aileler dershaneye gönderiyor. Ben elimden geleni yaptım diyorsunuz. Veli ve ailelere böyle bir psikolojik rahatlık sağlıyor. Bunların büyük bir kısmı büyük şehirlerde. Biz dershane meselesinde zaman içinde dershaneler paralel bir eğitim sistemine dönüştü. Okulun merkezi konumuna gelebilmesi için orada alınan bilgilerin esas olması lazım. Türkiye dershane konusunda sadece bir takım test becerilerinin kazanılması birinci öncelik oldu. Bazı okullarda özel ve devlet olsun öğretmenler senede bir kere yapılan SBS türü sınav için öğrencilerini hazırlamaya başladı ve sınıf içinde ayrım yapılmaya başlandı. Kazanabilecek ve ümitsiz vakalar diye ayrımlar yapıldı. Bu yanlış bir şey okullarımız tüm öğrencilere aynı özeni göstermeli. Bu düzenleme bu tür yan etkileri kaldıracak.” ifadelerini kullandı.”ÖĞRETMENLERİMİZ KENDİLERİNE NEYİ YAKIŞTIRIYORSA ONU GİYER” Öğretmen atamaları ile ilgili AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli’nin Şubat ayında 10 bin öğretmen alımı ile ilgili açıklamaları olduğuna değinen Avcı, “Nurettin Bey’in açıklaması bir tavsiye niteliğinde. Şubat ayında öğretmen atamaları yapılıp yapılmayacağı Milli Eğitim Bakanlığı uygun şartlar oluştuğunda açıklar. Bizim öyle bir açıklamamız yok. Öğretmen atama tarihleri ve miktarlarını bu konuda karar vermesi gereken Başbakan, Maliye Bakanı, Milli Eğitim Bakanı’dır. Bütçe dengeleri istihdam politikaları tüm bunların hesaba katılması gereken kararlar. Başbakanımızın, Milli Eğitim Bakanı’nın, Maliye Bakanı’nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın böyle bir açıklaması yok.” şeklinde konuştu.“Başörtülü öğretmenlik şuan için serbest mi? Değilse demokratikleşme paketinde serbest hale gelecek mi?” sorusuna Avcı şu cevabı verdi; “Kıyafet konusunda son günlerde bu konuda bazı örnekler üzerinden çok yakışıksız benzetmelerle polemikler yapılıyor bunlar doğru değil. Her gittiğimiz ilde öğretmenlerimizle toplantılar yapıyoruz. ’Öğretmenlerimiz kendilerine neyin yakışacağını bilirler. Öğretmenlerimiz kendilerinin karar vereceği konusunda birbirlerini rencide edecek şeyler söylemezler. Başörtüsü ile yakıştırıyorsa yakıştırıyordu.” dedi. Bakan Avcı, başörtülü öğretmenlik yapmak isteyenlerin önünde yasal bir engel olup olmadığı sorusuna, “Öğretmenlerimiz kendilerine ne yakıştırıyorsa onu giysin.” diye konuştu. “Yasal bir sorunla karşılanmazlar değil mi?” sorusuna ise Avcı, “Evet” cevabını verdi.

323 total views, 0 today

Ertem: Gök Medresesi’ndeki Yanlış Uygulama Müteahhitten Kaynakladı

Ankara Haberleri 23 Eylül 2013

Ertem: Gök Medresesi’ndeki Yanlış Uygulama Müteahhitten KaynakladıVakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Sivas Gök Medresesi restorasyonunda gerçekleyen yanlış uygulamanın, müteahhit firmadan kaynakladığını açıkladı. Firmanın iflas ettiğinden dolayı işi yapamadığını kaydeden Ertem, “Restorasyon tamamlanmadan işlem uzun sürdü. Restorasyon uzun sürdüğünden kaynaklanan sıkıntılar var. Orada hoşumuza gitmeyen durum var. Onun giderilmesi için de hakikatten bir gayretimiz söz konusu.” dedi. Ertem, Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) yaptığı açıklamalarda önemli değerlendirmelerde bulundu. Ertem, zaman zaman gündeme gelen, ‘hatalı restorasyonlara’ ilişkin de açıklama yaptı. Eski eserlerle ilgili, kurulların önceden karar verdiğini ifade eden Ertem, kurulların dönem dönem aldıkları kararları değiştirebildiklerini söyledi. 1970’de çimento harçlı sıvanın eski eserlerde kullanılması noktasında kurul kararları olduğunu dile getiren Ertem, bugün çimento harçlı sıvanın zarar verdiğini anladıkları için bu sıvayı artık kullanmadıklarını anlattı. “ORTA KÖY CAMİİ’NDE ALTMIŞLI YILLARIN İZLERİNİ GİDERMEK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIK” “Kurul, karar verdi ve yaptık.” diyen Ertem, “Ortaköy Camii’nde altmışlı yılların izlerini silmek için uzun uğraşlar verildi. Onları gidermek için çok zaman harcadık. Yağmur sularını engellemekte ahşap külahı kurşuna çevirmek avantaj sağlayacaksa, bunu kullanmakta sakınca yok. Bazı eserleri koruyamadığımız için kurşun kaplamak zorunda kaldık. Eserin kendisine yönelik bir şey değil. Eseri kurtarmaksa söz konusu olan, esere uygun sırıtmayacak mahiyette bazı çalışmaları yapmak gerekiyor. Aksi takdirde eseri kaybedebiliriz. Uygulamada yanlışlıklar görülebilir. Yanlış yapılan uygulamalara yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mesela; Sivas Gök Medresesi’nde yanlış uygulama biraz müteahhit firmadan kaynakladı. İşi yapamadı, götüremedi ve iflas noktasına geldi. Restorasyon tamamlanmadan işlem uzun sürdü. Uzun sürdüğü için kaynaklanan sıkıntılar var. Orada hoşumuza gitmeyen durum var. Onun giderilmesi için de hakikatten bir gayretimiz var.” diye konuştu. “YURT DIŞI ÇALIŞMALARINDA PRATİKTE KARŞILAŞILAN SIKINTILAR VAR” Ertem, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yurt dışındaki çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Ertem, 5 yıl önce kanun değişikliği yapıldıktan sonra, ancak yurt dışına dönük bir çalışma yapmaya başlattıklarını anlattı. Yurt dışındaki çalışmalarına ilk defa geçen sene Bosna’daki Sabih Hamamı ile başladıklarını ifade eden Ertem, “Bekir Bozdağ koordinasyonunda, bir kurul var. TİKA ile birlikte önemli derecede görev üstlendik. Makedonya, Kıbrıs’ta, Bulgaristan, Bosna, çalışmalarımız devam ediyor.” dedi. Yurt dışındaki çalışmaları yeni başlattıklarından dolayı, çalışmalarını pratiğe dökmekte sıkıntı yaşadıklarını da anlatan Ertem, çalışmaların arttıkça pratik kazanacaklarını ve hareket alanlarını genişleteceklerini söyledi. “SORUNLU KİRACILARLA MUKAVELE İMZALADIK” Ertem, sorunlu kiracılar ve işgalcilere yönelik kurumunun çalışmalarından da bahsetti. Çalışmanın tamamlandığını kaydeden Ertem, “O çalışmayı yaptık. O zaman bir rakam telafuz etmiştik. O rakamı tam olarak değil de, o rakamı yüzde 70 düzeyinde rakam tahsisi gerçekleşti ve sorunlu kiracılar ve işgalcilerle mukavele yaparak, durumu hukukileştirdik. Durumumuz bu konuda şu an daha iyi.” diye konuştu. “FATİH CAMİİ’NE KİTABENİN ASILMASI KURUL KARARI İLE GERÇEKLEŞTİ” Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Fatih Camii’nde Prof. Dr. Hüsrev Subaşı’nın imzasını taşıyan bir kitabenin caminin ana giriş kapısı üzerine asılması ile alakalı da kamuoyundaki tartışmalara da netlik kazandırdı. Birçok camii ve eski eserde tamamlayıcı işleri yaptıklarını bildiren Ertem, bunun bazen, hat, kitabe, levha ve çini olduğunu açıkladı. Fatih Camii’nde yapılanın da bu kapsamda gerçekleştirilen ‘tamamlayıcı iş’ olduğunu belirten Ertem yapılan uygulamayı, “Fatih Camii’nde daha önce var olan kitabesinin yeni hattatımız Hüseyin Hoca’nın girişimi ile aslına uygun bir şekilde yeniden yapılması işlemedir. Bunu yaparken ne Hüsrev Hoca ne biz ne de başkası asla yapamayız bunu. Kurul kararı alınması gerekir. Bunun eleştirilmesi doğru bulmuş değilim. Eğer öyle olursa bizim diğer yaptığımız işlerin de eleştirilmesi lazım. Biz bazen bir tezyinatı da değiştiriyoruz ya da tamamlıyoruz. Bir çiniyi aynısını yapıp üretip tamamlıyoruz. Bunları eleştirmiyorsak eğer, bir hattın kitabenin yerine konulması işlemini de eleştirmemesi gerekiyor.” diye değerlendirdi. “AMAÇ DIŞI KULLANILAN VAKIFLARLA İLGİLİ HUKUKİ ARGÜMANIMIZI KULLANIYORUZ” Vakıfların mülkü olup da, amacı dışında kullanılan mallar ile ilgili de görüşlerini paylaştı. Bu konuda özellikle vatandaşlardan ve medya kuruluşlarından kendilerine yardım talebinde bulunan Ertem, amacı dışında bar ve disko olarak kullanılan yerler varsa, bu yerleri vakıf ruhaniyetine uygun bir şekilde kullanılması noktasında ellerinde birçok mekanizmanın olduğunu açıkladı. “Hukuki yollarlar bunları gerçekleştiririz.” diyen Adnan Ertem, şöyle konuştu: “Bizim karşılaştığımız husus daha çok, alkol satışları ile ilgilidir; bar ve disko gibi yerler henüz bana intikal etmiş yerler değil. Bu söyleniyor ama, adres gösterilerek işler yapılırsa işlem yaparız. Ama alkol satılan yerlerle alakalı hukuki argümanımızı kullanıyoruz. Yetki çerçevesinde, vakfı hukukunu vakfedenin iradesine uygun kullanılması noktasında hassasiyetlere dikkat ediyoruz ve uyguluyoruz da. Haberlerde ben de görüyorum: ‘Disko ve bar olarak kullanılıyor.’ diye. Ama biz açık adres vermelerini istiyoruz.” “KİRA GELİRLERİMİZ 300 MİLYON LİRA” Ertem, vakıf mallarının ucuza kiralanmasını da artık kalmadığını, kiraların artık yüksek olduğundan şikayet edildiğini ifade etti. Ertem, kurumunun gayrimenkul üreten bir kuruluş olmadığını, sınırlı sayıda gayrimenkulü olan bir kuruluş olduklarını kaydetti. 2002’de kira gelirlerin 25 milyonken, şu an gelirlerin 300 milyon liraya ulaştığını kaydeden Ertem, “Eskiden düşüktü. Çalışmalarımızla, rayiç bedellerde kira gelirlerimizi yükselttik. Bu düşüklüğünden değil, günün rayiçlerine uymakla olabilir. Doğrudur, düşük kira bedelli yerlerimiz hala vardır, ama onlarla da ilgili çalışmalar yapıyoruz.” dedi. “SPONSORLAR SINIRLI, DAHA ÇOK EĞİTİM, OKUL VE HASTANEYİ TERCİH EDİYORLAR” Ertem, restorasyonlarda sponsor olarak görev almak isteyen vatandaşların da çok sınırlı olduğunu, sene de bir-iki kişinin bu amaçla kendilerine başvurduğunu söyledi. Sporsorlarla ilgili beklentisinin daha yüksek olduğunu kaydeden Ertem, “Devletin sağladığı avantaj da var, ama daha çok eğitim, okul, hastaneye dönük gönüllü adımlar var.” ifadelerini kullandı. “İMAR GELİNCE GAYRİMENKUL SAYILARIMIZ SAYISAL OLARAK ARTTI” Gayrimenkulde sayısal anlamda bir artışın sağlandığını bilgisini de paylaşan Ertem, (parsel bağlamda) “İmar çalışmaları var. Daha önce arazi olan yerler imara uygulandıktan sonra, arsa haline dönüşüyor ve bir gayrimenkul durumuna göre yüzse iki yüze çıkabiliyor. Taşınmaz aynı kalıyor ama imar gördüğü ve parselasyona döndüğü için gayri menkul sayısı artıyor. Daha fazla gayri menkul metrekaresine sahip olduk diye bir iddiamız yok.” ifadelerini kullandı. “TESCİLLİ ESER SAYIMIZ: 15 BİN Ertem Osmanlı’dan kendilerine intikal eden bütün cami, han, hamam, kervansaraylardan tescilli olarak kendilerine 15 bin civarında eserin aktarıldığını bildirdi. Medrese, cami, sıbyan mektebi, mektep, darül şifa gibi olan yerlerden kira gelirleri elde etmediklerini vurgulayan Ertem, “Sadece, han, hamam ve kervansaraylardan gelir elde ediyoruz. Tarihi eserlerin çoğu hayrat gayrimenkuller.” dedi. “KAMU KURUMLARINDA BİR İKİ GAYRİMENKUL KİRADA” Kamu kurumunda çok fazla gayrimenkullerinin olmadığını da ifade den Ertem”, Camilerin tamamı Diyanet İşleri’ne tahsisli. Onun dışındakiler, mektep medrese olanlar kamu kurumlarına veya vakıflara tahsis edilmiş. Kamu kurumu kiracımız bir iki tane. Kira da olan gayrimenkullerimizin çoğu tamamen vatandaşlarımızın elinde” diye konuştu. “TOKİ’YE BEDELSİZ YER TAHSİS ETMİYORUZ” Ertem, TOKİ’nin bazı çalıştığı yerlerde kendilerinden arazileri istediğini ve kamulaştırdıklarını da açıkladı. Milli Emlak gibi tahsis etme işlemlerinin olmadığını kaydeden Ertem, “Bizim ki özel mülk sayıldığı için biz bedelsiz tahsis etmiyoruz, vermiyoruz. Kamulaştırma yapmak zorunda.” ifadelerini kullandı. “MÜZECİLİĞİN İŞİMİZ OLMAMASI GEREKİYOR” Vakıfları Genel Müdürlüğü, hem müzecilik, hem arşivcilik hem de yazma eserler kütüphaneciliği yapıyor. Ertem, kurumunun bu görev alanları ile ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Arşivciliğin kendileri açısından olması gerektiğini kaydeden Ertem, “Müzecilik ile alakalı aynı düşüncede değilim. Müzecilik bu konuda daha profesyonel çalışan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın işi olması gerekiyor.” dedi. “ESERLERİN DÜNYA LİSTESİNE ALINMASI PROSEDÜR SAYISINI ARTTIRIYOR” Sümela Manastırı’nın dünya mirası listesine alınması konusu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Adnan Ertem şunları söyledi: “Dünya mirasına alınması iyi midir, kötü müdür bilemiyorum. Bizim açımızdan dünya mirasına alınıyor olması, o eserin birden fazla kontrol mekanizmasının olması anlamına geliyor. Rahat olamıyoruz. Mesela, Selimiye Camii Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Orada çalışma yapsak birçok badireyi atlatmak zorunda kalıyoruz. Eskiden öyle değildi. Para verip, yapıp çıkıyordunuz. Bu sefer koordinatörü var. Türkiye’nin tanınması açısından çok iyi, ancak bizim çalışmalarımız açısından bakıldığında biraz prosedürlerin sayısı arttı.

353 total views, 0 today

‘öğrenci Koçu İle Başarıya Bir Adım Daha Yakınsınız’

Ankara Haberleri 20 Eylül 2013

'öğrenci Koçu İle Başarıya Bir Adım Daha Yakınsınız'Eğitim harcamaları için ciddi bütçeler ayıran ailelere, çocukları için hem meslek seçiminde hem de ders çalışma yönteminde yardımcı olacak öğrenci koçlarından destek almaları önerildi.HelpA Akademi Genel Koordinatörü ve Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yeni bir eğitim-öğretim dönemine girilirken öğrenciler ve velilerin her yıl olduğu gibi bu yıl da klasik telaşlar içine düştüklerini hatırlattı.Önceden okul telaşının kitap, kırtasiye ve giyim arayışıyla geçtiğini anımsatan Orhan, şunları söyledi:“Artık bu telaş biraz kabuk değiştirdi. Eski telaşlar yerini en iyi okul, en iyi dershane, en iyi özel hoca arayışına bıraktı. Ancak bugün geldiğimiz bu süreçte bunlardan da önemli bir konu var. O da öğrenci koçluğu. Çünkü ne kadar iyi imkanlar sağlarsanız ne kadar iyi okul, dershane, özel hocalar tutarsanız tutun, eğer çocuğunuzu yönlendirecek bir uzman yoksa bunların hepsi boş yere yapılan harcama anlamına gelir ve zaman kaybı olur.”ÖĞRENCİ KOÇU NE YAPAR?Gülşah Sam Orhan, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de eğitim sisteminde artık öğrenci koçluğunun yerleşmesi gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:“Ders çalışırken konsantrasyon eksikliği yaşayan, ders çalıştığı halde başarısız olan, okulda ve evde uyumsuz tavırlar sergileyen çocuklar ne tür imkanlar verirseniz verin, arzulanan hedefe ulaşamaz. Oysa bu sorunlar eğitim koçları aracılığıyla kolaylıkla çözülebilir. Örneğin, eğitim koçundan yardım alan öğrencinin konsantrasyon eksikliği varsa konsantrasyon sağlayabileceği öğrenme tipini ona öğretiriz. Çeşitli testlerle dikkat dağınıklığı olup olmadığını ölçer, eğer dağınıklık var ise buna yönelik ileri tetkik testleri uygularız ve şüphelendiğimiz veriler elde edersek gerekli yerlere yönlendirmesini yaparız. Algılama sorunu olduğu görülen çocuklar için zeka yaşı testleri uygularız. Çocuk çekingen ve paylaşımcı değil ise çeşitli testler ile yaşadığı durumları tespit ederiz. Hiperaktivite olan bir çocuğa motivasyon öğretiriz. Aile çocuk iletişiminde aileye yol gösterici oluruz. Çocuğun yetenek tahlilini yaparak, hedeflerini birlikte belirler, hedefe giden yolda yapması gerekenleri sıralar, düzenli ders çalışmayı öğretiriz.”Orhan, öğrenci koçunun bunlarla sınırlı kalmayarak, hafıza temsil sistemine göre öğrenmeyi öğrettiğini, okuma yeteneğini test ettiğini, okuduğunu anlamıyorsa okuma kursları verdiğini bildirerek, “Çocuğun sosyal ilişkilerini inceler, bir sorun varsa buna göre gerekli uygulamaları yaparız. Programlı ders çalışmayı öğretiriz. Herhangi bir konuda yaşadığı sıkıntı ile alakalı olarak birlikte alternatif çözüm önerileri üretiriz. İlerlemesini kaydeder, aileye raporlarla geri bildirim veririz. Varsa çocuğun sınav kaygı ve stresine karşı çeşitli uygulamalar yaparız. Çocuğun bilinçaltını, gireceği önemli bir sınav varsa buna hazırlarız. Fobileri varsa bunları aşmasında yardımcı olacak çalışmalar yaparız” dedi.ÇOCUKLAR, “BALIK TUTMAYI” ÖĞRENECEKÇocukların eğitim koçları sayesinde arzulanan başarıya bir adım daha yaklaşacaklarını vurgulayan Orhan, “Aileler, çocuklarının başarısı için her türlü fedakarlığı göze alıyorlar. Ancak gelişmiş ülkelerde hayli yaygın olan ve çocuğun başarısında seviye atlatan öğrenci koçluğunu yeteri kadar bilmiyorlar. Öğrenci koçluğu programı öğrenciyi hedeflediğinin bir tık üstüne taşır. Öğrenciye balık vermez, olta vererek kendi balığını tutmasını sağlar. Öğrenciye eğitim hayatı boyunca kendi yetenekleri ve potansiyeli dahilinde yaşamayı öğretir. Sınavlarda mutlak başarı sağlar, tercihlerinin üstüne çıkmalarında yardımcı olur” dedi.HELPA AKADEMİ TÜRKİYE’DEKİ 5 KURULUŞTAN BİRİGülşah Sam Orhan, HelpA Akademi’nin Türkiye’deki 5 kuruluşta yer alan “Association For Coaching” onaylı uluslararası sertifikasyon programlarıyla öğrenci koçları yetiştirdiklerini söyledi.Bu anlamda ciddi bir Türkiye markası haline geldiklerini ifade eden Orhan, “HelpA Akademi’de öğrenci koçluğu eğitimlerini üniversite mezunu olan kişilere yönelik düzenliyoruz. Öğretmenlerin çoğunlukla ilgi gösterdiği eğitimlerimiz, maddi anlamda da ciddi fırsatlar sağlıyor. Öğretmenler bu eğitimi mutlaka almalı. Devletimizin koçluğu meslek olarak ilan etmesinin ardından da bu konuda talep her geçen gün artıyor” diye konuştu.

388 total views, 0 today

Afganistan’ın Belh Vilayetinde Yapımı Tamamlanan Okul Hizmet Binasının Açılışı Gerçekleştirildi

Genel 14 Eylül 2013

Afganistan'ın Belh Vilayetinde Yapımı Tamamlanan Okul Hizmet Binasının Açılışı GerçekleştirildiAfganistan’da, eğitimden sağlığa, yol yapımından kadınlara yönelik birçok proje gerçekleştiren Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Belh Vilayeti Çarkent İlçesi Pas-i Çay Beldesinde yaptırdığı Okul Hizmet Binası’yla Afganistanlı öğrencilerin eğitimine büyük katkı sağlayacak.TİKA’nın Afganistan’da hayata geçirdiği en büyük projelerden birisi olan Okul Hizmet Binası’nın açılışı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Törene Türkiye‘nin Mezar-i Şerif Başkonsolosu Güneş Yeşildağ, İslami Vahdet Partisi Milletvekilleri Serdar Seyidi, Abbas İbrahimzade, Hacı Abdu, TİKA ve Afgan yetkilileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.Türkiye’nin Mezar-i Şerif Başkonsolosu Yeşildağ, açılış törenindeki konuşmasında, TİKA’nın yaptırdığı okulun bölgedeki eğitime katkı sağlayacağını, Afganistan’ın çok daha aydınlık günlere yolculuğunun eğitimle hızlanacağını söyledi. Kardeş Türk ve Afgan halkları arasındaki dostluğun tarihi olduğunu belirten Türkiye’nin Mezar-i Şerif Başkonsolosu Yeşildağ, Türk halkının Afgan halkıyla dayanışmasının devam edeceğini kaydetti. Türkiye’nin Mezar-i Şerif Başkonsolosu Yeşildağ, Afganistan’a başta eğitim ve sağlık alanındaki katkılarının bundan sonra da süreceğini ifade etti. Türkiye’nin Mezar-i Şerif Başkonsolosu Yeşildağ, eğitimin tüm sorunların giderilmesi için en iyi yöntem olduğunu vurgulayarak, “Eğitimle sorunlar aşılacak, Afganistan’ın aydınlık geleceği sağlanacaktır” dedi.Türkiye, TİKA aracılığı ile Pasifik’ten Orta Asya’ya, Ortadoğu ve Afrika’dan Balkanlar’a, Kafkasya’dan Latin Amerika’ya kadar birçok ülke ile bilgi ve tecrübesini paylaşmaya devam ediyor. Bu çerçevede 30 ülkede 33 Program Koordinasyon Ofisi bulunan TİKA yaklaşık 100 ülkede kalkınma merkezli işbirliği çalışmaları yapıyor. Bu kapsamda Türkiye, TİKA aracılığıyla 2005 yılından bugüne kadar, Afganistan’da farklı sektörlerde 700’ün üzerinde proje hayata geçirdi. TİKA tarafından Afganistan’da Eğitim sektörüne katkı için 2005 yılından bugüne kadar 86 okul inşa edilmiş ve yılda yaklaşık 100 bin öğrenciye eğitim imkânı sunuldu. TİKA tarafından yaptırılan 12 Sınıflık Okul Hizmet Binası İlkokul, Ortaokul ve Lise bazında eğitim verecek. Okulda civardaki 12 köyden öğrenci gelecek olup, okulun eğitime açılmasıyla birlikte vardiyada 350 öğrenci olmak üzere iki vardiyada 700 öğrencinin eğitim hizmeti alması planlanıyor.

Hiç ziyaret edilmedi.

19. Polatlı Sanayi Otomotiv Ticaret Ve Tarım Fuarı

Genel 14 Eylül 2013

19. Polatlı Sanayi Otomotiv Ticaret Ve Tarım Fuarı

Sakarya zaferinin 92. yıl dönümü kutlamaları kapsamında 19. Polatlı Sanayi Otomotiv Ticaret ve Tarım Fuarı açıldı. Fuar kapsamında “THK Gökyüzünden Polatlı” fotoğraf sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Atatürk Caddesi, Necip Fazıl Parkı’nda açılan ve sanayi ürünlerinin sergilendiği fuarın açılışı Polatlı Kaymakamı Gürsoy Osman Bilgin, Topçu ve Füze Okul Komutanı Tümgeneral Avni Angun, Polatlı Belediye Başkanı Yakup Çelik, Cumhuriyet Başsavcısı Naim Karaağaç, 58. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Kemal Yeni, Gazi Üniversitesi Polatlı Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Okuducu, Türk Hava Kurumu Polatlı Şube Başkanı Ahmet Erdoğan ve AK Parti Polatlı İlçe Başkanı Faruk Bilici gerçekleştirdi. Protokol üyeleri daha sonra fuar kapsamında açılan “THK Gökyüzünden Polatlı” fotoğraf sergisini gezdi. Fuar, 15 Eylül Pazar güne kadar gezilebilecek.

Hiç ziyaret edilmedi.

Keçiörenli Çocuklara Doğa Kampı Hediyesi

Ankara Haberleri 11 Eylül 2013

Keçiörenli Çocuklara Doğa Kampı HediyesiUzun yaz tatilinden çıkan çocukların okul düzenine uyumunu kolaylaştırmak isteyen Keçiören Belediyesi, Çocuk Danışma Merkezi bünyesinde bir doğa kampı düzenledi.Keçiörenli çocuklar, 2013-2014 eğitim öğretim yılına yüksek moral ve motivasyonla başlıyor.Çocukların yaz tatilinden sonra okula dönüşte yaşadığı psikolojik zorlanmayı dikkate alan Keçiören Belediyesi Çocuk Danışma Merkezi, anne ve babaların kaygılarını hafifletmek amacıyla yeni bir uygulamayı hizmete koydu. Ankara Nallıhan-Çayırhan’da uzman eğitimcilerin rehberliğinde, Danışma Merkezi üyesi çocukların katılımıyla bir doğa kampı gerçekleştirildi.Üç günlük kamp süresince keşif yolculuklarına çıkan çocuklar, duyarlı çevre bilinci ile canlıların hayatına dair bilgiler edinme şansını yakaladılar. Doğa yürüyüşleri sırasında çevreyi ve bölgenin doğal yapısını keşfeden çocuklar, kuş cennetinde de gözlem yaptılar. Ayrıca tarihi ve kültürel mirasımızı da yakından tanıma fırsatını bulan çocuklar, yolculuk sırasında çadır kurarak kamp ateşi yakma tecrübesini de yaşadılar.Kamp için özel bir psiko-sosyal destek programı hazırlayan Keçiören Belediyesi, çocukların doğal hayatın içerisinde liderlik becerilerini geliştirmeyi, hayal kurmayı, keşfetmeyi, korkuların üzerine gitmeyi, problem çözebilmeyi, mücadele etmeyi öğrenmelerine ve kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oldu. Uzun bir eğitim maratonu öncesi Nallıhan-Çayırhan’daki kampa katılan Keçiörenli çocuklar, zengin ve eğlenceli program sayesinde unutulmaz anlar yaşarken, yeni arkadaşlıklar edinme mutluluğunu da paylaştılar.

354 total views, 0 today

MEB, Boş Kontenjanlar Için Yeni Tercih Hakkı Tanıdı

Ankara Haberleri 07 Eylül 2013

MEB, Boş Kontenjanlar Için Yeni Tercih Hakkı TanıdıMilli Eğitim Bakanlığı, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarında kalan boş kontenjanlar için en fazla 5 olmak üzere yeni tercih hakkı tanıdı. Açıklamada, “Okul türüne bakılmaksızın (özel okullar hariç) 09 Eylül 2013 Pazartesi günü saat 10:00’da açıklanacak olan boş kontenjanlar için https://e-okul.meb.gov.tr adresinde yayımlanan okullara en fazla 5 tercih olmak üzere yeni bir tercih hakkı tanınmıştır.” denildi.Milli Eğitim Bakanlığı, sınavla öğrenci alan okullarda boş kalan kontenjanlara öğrenci yerleştirilmesiyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, öğrenci seçme ve yerleştirme işlemlerinin 29 Ağustos itibariyle tamamlandığını, akabinde yedek sıralamalar işletilmek suretiyle kayıt işlemlerinin yürütüldüğü ancak asıl ve yedek yerleştirme işlemleri sonrasında sınavla öğrenci alan bazı okullarımızda kontenjanların dolmadığı belirtildi. Kontenjanların doldurulması amacıyla bazı tedbirler alındığı belirtilen açıklamada, yeni tercih hakkıyla ilgili şu bilgiler verildi: – 2013 yılı SBS’ye katılan ve OYP’si 201ve üzeri olan, tercih döneminde okul tercihi yapmayan/yapamayan, tercih yaptığı halde hiçbir okula yerleşemeyen, herhangi bir tercihine yerleştiği halde okul mülakatında elenen, asıl/yedek kayıt döneminde herhangi bir tercihine kayıt hakkı kazanarak kaydını yaptıran tüm öğrencilerimize 2013 yılı Ortaöğretime Yerleştirme Sistemi Tercih ve Yerleştirme Kılavuzunda yer alan “Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü ile Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne bağlı okulların boş kalan kontenjanlarına OYP’ye göre merkezi sistem üzerinden ön kayıt yolu ile öğrenci alınması” süreci ile birlikte okul türüne bakılmaksızın (özel okullar hariç) 09 Eylül 2013 Pazartesi günü saat 10:00’da açıklanacak olan boş kontenjanlar için https://e-okul.meb.gov.tr adresinde yayımlanan okullara en fazla 5 tercih olmak üzere yeni bir tercih hakkı tanınmıştır.”Açıklamanın devamı şöyle: – Tercih başvurusunda bulunan tüm öğrencilerin, puan üstünlüğü ve tercih başvuruları dikkate alınarak yerleştirme işlemi yapılacak ve 16 Eylül 2013 Pazartesi günü mesai saati bitimi itibariyle asıl ve yedek listeden kayıt hakkı kazanan öğrenciler e-okul sistemi üzerinden ilan edilecektir. Okullarda boş kontenjan kalması halinde eğitim öğretim sürecini aksatmayacak biçimde yedek listeler üzerinden yerleştirme işlemleri gerçekleştirilecektir. – Ek yerleştirme sonuçları açıklandığında öğrencilerin sonuç bilgilerinde, herhangi bir ortaöğretim kurumuna asıl olarak yerleştirildiği okul var ise bu okulun bilgileri, yedek olarak yerleştirildiği okul/okullar var ise yedek okullar ve bu okulların kayıt dönemleri hakkında bilgiler bulunacaktır. Ayrıca veliler yerleştirme sonuçları ile ilgili bilgilerini https://e-okul.meb.gov.tr adresinden takip edebileceklerdir. Bu nedenle velilerin belirtilen internet adresini yerleştirme takvimi boyunca takip etmeleri gerekmektedir. Ayrıca, SMS ile bilgilendirilme sistemine dahil olan velilere Mobil Bilgilendirme Servisi aracılığı ile yerleştirme sonuçları bildirilecektir. – Ek yerleştirme sonucu tercihlerinden birini asıl olarak kazanan öğrenciler 17-18 Eylül 2013 tarihlerinde saat 17:00’ye kadar asıl olarak yerleştirildiği okula giderek kaydını yaptırabilecektir. Bu tarihlerde kaydını yaptırmayan öğrenciler kayıt haklarını kaybedeceklerdir. – Asıl kayıt dönemi sona erdikten sonra, 18 Eylül 2013 Çarşamba günü saat 21:00’de yedek listeden kayıt hakkı kazanan öğrenciler e-okul sistemi üzerinden ilan edilecektir. – 18 Eylül 2013 saat 21:00 itibariyle yedek listeden kayıt hakkı kazanan öğrencilerin kayıtları ise 20 Eylül 2013 Cuma günü saat 17:00’ye kadar devam edecektir. – Yeni tercih ettiği okula kayıt hakkı kazanan öğrenciler, kayıt yaptırdıklarında önceki okullarındaki kayıtları silinecektir. Yeni tercih ettiği okula kayıt hakkı kazanan ancak kayıt yaptırmayan ya da yeni tercih ettiği okulu kazanamayan öğrencilerin kayıtlı oldukları önceki okullarındaki hakları korunacaktır. – Adayların tercihlerini yaparken ilan edilen kontenjan listesinde kontenjanı dolu görünen okulların öğrencilerinin başka okullara gitme durumu dikkate alınarak bu okullarda da boş kontenjan oluşabileceğini dikkate almaları uygun olacaktır.

380 total views, 0 today

Page 1 of 61 2 3 6
  • Euro, En Yüksek Reel Getiriyi Sağladı

    Tarafından de 12 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Haziran ayında finansal yatırım araçları reel getiri; Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,99, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4,71 oranlarıyla Euro oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 Haziran ayına ilişkin ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından ABD Doları yüzde 2,33 oranında yatırımcısına […]

  • Evde Masaj Ankara

    Tarafından de 21 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Ankara Uzak doğu kültürü olan masaj uygulamasının farklı yöntem ve uygulama teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklere bağlı olarak yapılan masaj uygulamaları insanları dinlendirir ve rahatlatır. Masaj uygulaması belirli bölgelere yapılır. Bu bölgelerinde başında bacak, bel ve kol bölgesi gelmektedir. Masaj uygulaması için keşinin kendine masaj yaptırma uygulama istediği sadece kişinin o anki yorgunluğun üzerinden […]

  • Lokal Masaj

    Tarafından de 31 Mayıs 2014 - 0 Yorumlar

    Lokal Masaj   Lokal masaj özellikle belirli bir bölgedeki yoğun ağrıları gidermek amacı ile uygulanan bir masajdır. Vücuttaki bazı ağrılar kalıcı hale gelebilen düzenli aralıklarla kişileri rahatsız edebilen ağrılardır. Bu ağrılara karşı uygulanabilecek en iyi yöntem şüphesiz ki profesyonel bir masajdır. Boyun sırt ağrılar kronikleşebilen ve neredeyse haftalar aylar sürebilen ağrılardır. Bu ağrıları giderme konusunda […]

  • Evde Masaj Keyfi

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Keyfi Vücutta sürekli bir şekilde ağrı olması demek, vücudun içerisinde belirli sorunların var olduğu anlamına gelmektedir ve bu ağrılar eğer ki dikkatli bir şekilde giderilmezse beraberinde çok ciddi sorunları da getirecektir. Vücudun oksijen sıkıntısı oluşması demek, o bölgede ağrı oluşması anlamına gelmektedir. Oksijen eksikliği birçok sebep neticesinde oluşabilir. Örneğin vücudunuzun bir yerine darbe […]

  • Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları

    Tarafından de 12 Eylül 2014 - 0 Yorumlar

    Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları Stresin azaltılmasına ve rahatlamaya yardımcı olur. Kas gerginliğinin ve sertliğinin giderilmesine yardımcı olur. Hamilelik dönemindeki sıkıntıyı hafifletir. Zorlanan kasların ve burkulan liflerin iyileşmesini teşvik eder. Ağrı ve şişliği azaltır, aşırı doku yaralanmalarını azaltır. Kas spazmlarını azaltır. Eklemlerin esnekliğini ve hareket çeşitliliğini arttırır. Atletik performansı geliştirir; spor veya çalışma sırasında oluşan […]

istanbul masaj salonu - şişli masaj mutlu son