Hoşgeldiniz, Ziyaretçi! [ Giriş YapRSS Yayın Akışı

‘İklim Değişikliği Ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu’ Oluşturuldu

Ankara Haberleri 07 Ekim 2013

'İklim Değişikliği Ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu' OluşturulduÇevrenin korunması ve atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek için Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmeleri çerçevesinde daha önce kurulan ‘İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’ ile ‘Hava Emisyonları Koordinasyon Kurulu’ birleştirilerek ‘İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu’ oluşturuldu. Kurulun Sekretarya hizmetleri ve koordinasyon işleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülecek. Kurul çalışmalarının iklim değişikliği ve hava yönetimi konuları çerçevesinde bir bütünlük içerisinde yürütülmesi ve uygulamaların Kurul kararları doğrultusunda gerçekleştirilebilmesi için tüm kurum ve kuruluşlar üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirecek.İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu’nun kurulduğuna dair genelge Resmi Gazete’nin bugün ki sayısında yayımlandı. Hava kirliliğinin önlenmesi ve azaltılması ile atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belirli bir seviyede durdurmak için BM Avrupa Ekonomik Komisyonu ‘Uzun Menzilli Sınır Aşan Hava Kirliliği Sözleşmesi’ ile BM ‘İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ yürürlüğe girdiği ve bu sözleşmelere bağlı çeşitli protokollerin Türkiye tarafından imzalandığı hatırlatıldı.KURUM VE KURULUŞLARIN KOORDİNASYONU SAĞLANACAKSöz konusu sözleşme ve protokoller ile iç mevzuatımızdan kaynaklanan sorumluluklar çerçevesinde; ulusal hava emisyonları ile sera gazı emisyonları envanterinin ülkemize özgü bilgileri içerecek şekilde iyileştirilebilmesi, sektörel olarak emisyon oluşumuna katkısı bulunan faaliyet alanlarına bağlı detaylı bilgi toplanabilmesi, ulusal emisyon faktörlerinin geliştirilebilmesi, iklim değişikliğinin zararlı etkilerinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması, bu konuda ülkemizin şartları da dikkate alınarak uygun iç ve dış politikaların belirlenmesi, emisyon azaltımına esas stratejilerin ortaya konulması amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliğinin sağlanması önem arz ediyor. Bu kapsamda ‘İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu’ ile ‘Hava Emisyonları Koordinasyon Kurulu’ kurulmuştu. İklim değişikliği ile mücadele ve hava emisyonları yönetimi konularının birbiriyle ilişkili ve bütüncül olarak ele alınması gereken konular olması ve ulusal ölçekte ilgili kurum ve kuruluşların ortak olması nedeniyle anılan kurulların birleştirilerek, ‘İklim Değişikliği ve Hava Yönetimi Koordinasyon Kurulu’ adıyla yeniden yapılandırıldığı ifade edildi.Kurul, Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın Başkanlığında; Avrupa Birliği, Bilim, Sanayi ve Teknoloji, Dışişleri, Ekonomi, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Gıda, Tarım ve Hayvancılık, İçişleri, Kalkınma, Maliye, Milli Eğitim, Orman ve Su İşleri, Sağlık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlıklarının Müsteşarları, Hazine Müsteşarı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Sekreterlerinin katılımıyla oluşturuldu.KURUL YILDA EN AZ BİR DEFA TOPLANACAKKurul yılda en az bir defa toplanacak, çalışma usul ve esasları Kurul tarafından belirlenecek, Kurul tarafından alınan kararlar ilgili kurum ve kuruluşlarca uygulanacak, Kurulun Sekretarya hizmetleri ve koordinasyon işleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülecek. Kurul tarafından ihtiyaç duyulması halinde; alt kurul, komite, danışma grupları ile geçici ve kalıcı çalışma grupları oluşturulabilecek. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek birlikleri ve özel sektör temsilcileri Kurul toplantılarına davet edilebilecek, alt kurul, komite ve çalışma gruplarında yer alabilecek.Kurul çalışmalarının iklim değişikliği ve hava yönetimi konuları çerçevesinde bir bütünlük içerisinde yürütülmesi ve uygulamaların Kurul kararları doğrultusunda gerçekleştirilebilmesi için tüm kurum ve kuruluşlar üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirecek.

373 total views, 0 today

Tobb Etü’de Mezuniyet Ve Yeni Öğretim Yılı Heyecanı

Ankara Haberleri 04 Ekim 2013

Tobb Etü’de Mezuniyet Ve Yeni Öğretim Yılı HeyecanıTOBB ETÜ Mütevelli Heyet Başkanı ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “365 oda ve borsası ile dünyanın en büyük vakıf üniversitesinin içindeyiz. Bu üniversitenin tek amacı en akıllı gençleri en iyi şekilde yetiştirmek ve onlara rol model olmaktır” dedi.TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde 2012-2013 akademik yılı mezuniyeti ve 2013-2014 yılı açılış töreni bir arada yaşandı. TOBB ETÜ spor salonunda gerçekleşen mezuniyet töreni ve yeni eğitim yılı açılış töreninde konuşan TOBB ETÜ Mütevelli Heyet Başkanı ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin geleceğini öğrencilerde gördüğünü ve onları görünce ülkenin geleceğini gördüğünü söyledi. Hisarcıklıoğlu, “4 yıl boyunca öğrenciler yaz tatili yok kış tatili yok, bu yabancı dil neden bu kadar zor diye şikayet ettiler. Ama şimdi görüyoruz ki bu zorluk onların en iyi şekilde yetişmeleri içindi. Mezun olduğu zaman birçok yerde bürokraside veya kendi işini kurmuş öğrencilerimi görüyorum. Gerçek hayat başlıyor. Bizler 5 yıl boyunca sizleri bu gerçek hayata hazırladık” dedi.

351 total views, 0 today

Yurtdışı Müteahhitlik Ve Teknik Müşavirlik Sektörü Değerlendirme Toplantısı

Ankara Haberleri 01 Ekim 2013

Yurtdışı Müteahhitlik Ve Teknik Müşavirlik Sektörü Değerlendirme ToplantısıBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Dün ve bugün muhalefet temsilcileri tam da tahmin ettiğimiz gibi Demokratikleşme Paketi‘ne kulp takmaya, eleştirmeye, paket üzerinden o bildik korku senaryolarını tekrar etmeye başladılar. Dünyanın hiçbir yerinde yeniliklerin karşısında duran bir muhalefet yoktur” dedi.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ekonomi Bakanlığı tarafından Sheraton Otel’de düzenlenen ‘Yurtdışı Müteahhitlik ve Teknik Müşavirlik Sektörü Değerlendirme Toplantısı ve ödül törenine katıldı. Erdoğan, müteahhitlik ve müşavirlik sektöründe başarı kaydeden ve bugün ödüle hak kazanan firmaların yöneticilerini tebrik ettiğini belirterek, “Elbette yurtdışı müteahhitlik ve müşavirlik sektörümüze 2012 yılını son derece başarılı şekilde tamamladıkları, 2013’ün ilk 9 ayında yine büyük başarı sergiledikleri için, Türkiye ekonomisini büyüttükleri kadar Türkiye’nin itibarını yücelttikleri için şahsım, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum” dedi. Türkiye’nin firmalarının 1972-2003 arasındaki üstlendikleri proje miktarının 46 milyar dolar olduğunu anlatan Erdoğan, 2003 yılından bugüne kadar gelinen noktada üstlenilen proje miktarının 214 milyar dolar olduğunu dile getirdi. Erdoğan, sadece 2012 yılından bu yana üstlenilen proje miktarının ise 27 milyar dolar olduğunu ifade etti.Dün Türkiye için çok önemli bir reform paketinin kamuoyuna açıklandığını belirten Erdoğan, “Türkiye’de uzun yıllardır sorun teşkil eden, bugüne kadar çözümü mümkün olmayan, acaba bu söylenirse hangimiz bu noktada yasal olarak bedel öder’ bunun düşünüldüğü ve tartışıldığı ve bundan dolayı ertelene ertelene bize kadar varan, bizim de 11 yıl içerisinde bazılarını yeni düzenlemelerle ortadan kaldırdığımız, hak ve özgürlükler noktasından tutunuz, halkımızın talepleri doğrultusundaki adımları ata ata artık yeni bir pakete geldik” diye konuştu.”BELLİ BİR TAKVİM ÇERÇEVESİNDE REFORMLARIMIZI GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ”Yeni bir paketin anayasal düzenleme gerektirmediğine dikkat çeken Erdoğan, “Yasal ve idari düzenleme gerektiriyordu ve o çözülemeyen sorunların bir kısmını yine ele aldık. Bunların da çözümlerini bir paket altında topladık. Belli bir takvim çerçevesinde bu reformları gerçekleştireceğiz. Bu reform paketi önceki reformlarımız gibi Türkiye’de siyasete, demokrasiye, iç barışa, huzura ve kardeşliğimize çok önemli katkılar sağlayacak. ‘Bu ne bir ilk ne de sondur’. Sosyal olayların bir matematik olmadığını iyi bilmemiz lazım. Dolayısıyla geliştikçe, değiştikçe bunların da güncellenmesi gerektiğini hep söylüyorum. Demokratikleşme Paketi, tüm alanlarda olduğu gibi ekonomide de Türkiye’nin önünde yeni bir ufuk açılmasını sağlayacak. Türkiye’de demokrasi güç kazandıkça ekonomi güç kazanıyor, demokratik reformlar geldikçe Türkiye’ye yatırım geliyor” şeklinde konuştu.Demokrasi kesintiye uğradıkça ekonominin güç kaybettiğini söyleyen Erdoğan, ekonomi ve demokrasinin birbirini besleyen, doğrudan etkilenen iki alan olduğunu ifade etti. Demokrasi Paketi’yle Türkiye ekonomisinin daha da büyüyeceğini anlatan Erdoğan, Türkiye’nin güçlenen demokrasisinin dışarıda da takdirle izleneceğini ve Türkiyeli firmaların yurtdışındaki işlerini de mutlaka olumlu etkileyeceğini dile getirdi.MİLGEM Projesi hakkında bilgi veren Erdoğan, “8 farklı savaş gemisi ve denizaltının yapımı projesiydi, biz projeye başladığımızda bu proje dikkat çekmmemişti. Geçen cuma ikinci gemiyi tamamladık. Şimdi üçüncü ve dördüncü gemilerimizin yapılması için kararımızı aldık. 4 ayrı gemiye de özel sektör tersanelerimizde yapacağız. En kısa zamanda bu sekiz gemimiz silahlı kuvvetlerimize katılmış olacak” dedi.Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2023 hedeflerini böyle paralel bir ilerlemeyle yakalayacağız. 11 yıl boyunca demokrasi ve ekonomide paralel ilerledik. Bundan sonra da aynı şeklide sürdürecek ekonomi ve demokrasiyi birlikte büyüteceğiz. Dün Demokratikleşme Paketi’mizi açıklarken muhalefetin tutumu hakkında bazı öngörülerimiz oldu. 11 yılın verdiği tecrübe kolay değil. Artık muhalefetin nerede ne diyeceğinizi, neye nasıl kulp takacağını, nasıl eleştireceğini az çok ezberledik. Nitekim dün ve bugün muhalefet temsilcileri tam da tahmin ettiğimiz gibi pakete kulp takmaya, eleştirmeye, paket üzerinden o bildik korku senaryolarını tekrar etmeye başladılar. Dünyanın hiçbir yerinde yeniliklerin karşısında duran bir muhalefet yoktur. Normal olan muhalefetin reform iradesi ortaya koyması, iktidarın bunu frenlemesidir. Senin reforma yönelik attığın bir adım, teklif var mı? Böyle bir şey söz konusu değil ama biz de iktidar reform iradesi ortaya koyarken buna sürekli ivme kazandırırken aynı zamanda frene basan, engel çıkaran, hendek kazan bir muhalefet var.”

345 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

275 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

287 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

321 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

316 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

334 total views, 0 today

Çağlayan’dan MB Başkanı Başçı’ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine Girmeseydi

Ankara Haberleri 27 Eylül 2013

Çağlayan'dan MB Başkanı Başçı'ya: Keşke Rakam Vererek Bilek Güreşine GirmeseydiEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın yıl sonu dolar kuru tahminini açıklaması ile ilgili, “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” dedi.Ekonomi Muhabirleri Derneği’nin (EMD) düzenlediği kahvaltılı basın toplantısında gazetecilerle bir araya gelen Ekonomi Bakanı Çağlayan, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Merkez Bankası’nın uyguladığı para politikasının sorulması üzerine Çağlayan, Başkan Başçı’nın dolar kuru tahminini açıklamasını yanlış bulduğunu aktardı. “Keşke bir rakam vermeseydi, bir bilek güreşine girmeseydi.” diyen Çağlayan, MB’nin döviz yükselmesinin engellemek için yaptığı çalışmayı doğru bulmadığımı ifade etti ve “6 milyar dolar para harcadılar, dolar 1 kuruş geriye gitti. Dünya ekonomisi kendisi denge arayışında. Bu mesafede, ucuz dolar aldırmamak gayretinde olmamamız gerekiyor. Diyorlar, özel sektörün borcu var. Özel sektör bir kere, kendi borcunu kendisi düşünecek.” ifadelerini kullandı. Doların düşmesinin, iki bakımdan önemli olduğunu dile getiren Çağlayan, iş adamının aldığı borç para birimi neyse kendini buna göre dengelemek zorunda olduğunu da kaydederek, “Dolar aldım halim ne olacak? Valla buna Güzin abla bile cevap veremez.” şeklinde konuştu. “İHRACATA BİRİM FİYAT VE KATMA DEĞER ORANI ARTACAK”Bakan Çağlayan, iç tüketimden ihracat odaklı büyümeye nasıl geçiş sağlanacağını sorulması üzerine; ihracat odaklı büyümenin, ihracatın kalitesinin değiştirilmesi yani üretimden başlayarak ihracatta esas ürünlerin birim fiyatlarındaki artış ile ileri teknolojilerin yüksek katma değer ve marka katkısı yaparak arttırılması ile gerçekleşeceğini söyledi. Orta ve uzun vadede böyle bir yapısal değişim ve dönüşümü sağlayacak olan önemli bir çalışma içinde olduklarının aktaran Çağlayan, “Türkiye ekonomisi büyüyecek. Türkiye iç pazarda, dış pazarda büyüyecek, Türkiye ekonomisi 2023 yılı hedeflerini yakalaması için aynen geçtiğimiz on yılda olduğu gibi önümüzdeki on yılda da yüzde 5’lik oranın üzerinde büyümemiz gerekiyor. Ana hedefimiz, ihracatta büyüyen bir Türkiye olmak. Türkiye gaza basmak durumunda ama kontrollü şekilde tabi.” dedi. “FITCH’IN AÇIKLAMAMASINI MENFİ BULMADIM”Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fıtch’in sermaye akışlarının Türkiye üzerinde olumsuz etki oluşturacağı yönündeki açıklamasının sorulması üzerine Çağlayan, yükselen pazarların, gelişmekte olan ülkelerin hepsinde benzer sorunlar yaşandığını ifade ederek, “Türkiye en sağlam ülke. Türkiye’yi kötü gösterecek bir açıklama olmadığını düşünüyorum. Bir durum tespiti yapmışlar.” diye konuştu. “…ÇOK YATIRIM YAPILMAK İSTENİYOR AMA ÇED SÜRECİ CİDDİ BİR ENGEL”Çağlayan, ÇED sürecine ilişkin bir soru üzerine; Türkiye’de çok ciddi yatırımlar yapılmak istendiğini buna karşın ÇED sürecinin engel oluşturduğunu söyledi. ÇED konusundaki hassasiyetlerden asla taviz vermeyeceklerini dile getiren Çağlayan, “Fakat sürecin basitleştirilmesi, çabuklaştırılması… Bir taraftan işlemler başladıktan sonra ÇED raporunun buna göre tanzim edilmesi imkanını getiriyoruz.” diye konuştu.Mevcut uygulamada firmalar başvurusunu yaptıktan sonra ancak rapor çıkınca faaliyetlere başlayabildiğini hatırlatan Çağlayan, rapor çıkıncaya kadar ise konunun önceliğinin kaybolabildiğini söyledi. Madencilik gibi konularda direkt olarak Başbakanlığa başvurularak izin sürecinin başlatılabileceğini anlatan Çağlayan, ardından ÇED ile ilgili uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çağlayan, konunun madencilik dışındaki ÇED raporu gerektiren bütün alanları kapsayabileceğini ifade etti.Ekonomi Bakanı, süreç başladıktan sonra ÇED raporunun olumsuz gelmesi halinde neler olabileceğine ilişkin bir soruya karşılık, firmaya verilecek iznin bir ‘ön izin’ anlamını taşıdığını, ön izin alınmasının ise yatırımın ÇED raporu almaya elverişli olduğunun göstergesi anlamına geleceğini dile getirdi. Ön izin verilmesinin yatırımın hemen temelinin atılacağı anlamını da taşımadığına ifade eden Çağlayan, iznin ÇED raporu süresince firmanın kendi hazırlıklarına devam etme imkanı tanıdığını kaydetti. Yeni uygulamanın ilgili kurum görüşlerinin tek aşamada alınmasına imkan tanıyacağını da aktaran Çağlayan, “Tüm görüşler ilgili bakanlık tarafından alınacak ve süreç bu şekilde hızlandırılacak.” ifadelerini kullandı. “Uygulama ÇED raporu (olumsuz çıkması) nedeniyle yarım kalmış işleri de kapsayacak mı?” sorusu üzerine; yarım kalmış işlerde de yeniden hızlandırılması gereken işlemler varsa onların da gerçekleştirileceğini söyledi. “DERBİ MAÇINDA YAPILANLARI ÇİRKİN BULUYORUM” Olaylı derbi maçının sorulması üzerine de Çağlayan, “Yapılanları çok çirkin bulunuyorum. Centilmenliğe Türk sporuna yakışmayan olaylar olarak buluyorum. Umarım ders olur. Her iki tarafın da kaybı var. Belki daha da fazla ceza verilecek bir durum söz konusu olabilirdi. Doksan artı üç artık maçın sonuna gelişmiş, 2-1’lik bir sonuç var, seyircilerin sahaya girmesini çok doğru bulmuyorum.” diye konuştu.

332 total views, 0 today

Çağlayan: “insan Hakları Konusunda Önemli Adım Attık”

Ankara Masaj Salonu 25 Eylül 2013

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı ikiyüzlü tutumundan vazgeçmesini istedi.Ekonomi Bakanı Çağlayan, Danimarka Ticaret ve Avrupa İşleri Bakanı Nick Haekkerup ile Marriott Otel’de bir araya geldi.Jetco toplantısı ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve 3. ülkelerde işbirliğinin görüşüleceğini ifade eden Çağlayan, Danimarka ile ilişkilerin 250 yıllık bir mazisi olduğunu hatırlatarak tarihten gelen işbirliğinin artarak devam ettiğini belirtti.Danimarka’da yaşayan 65 bin Türk kökenli vatandaşın iki ülke arasında köprü vazifesi gördüğüne dikkat çeken Çağlayan, hükümetleri döneminde vatandaşların mutluluğu için çalıştıklarını vurgulayarak şöyle konuştu: ”Bir taraftan demokrasi, insan hakları konusunda standartları en yüksek noktaya getirme konusunda çok önemli çalışmalar yaptık. Pazartesi günü ayın 30’unda Sayın Başbakanımız tarafından kamuoyuna deklare edilecek ‘demokratikleşme paketi’ ümit ediyorum ki Türkiye’deki bu ülkenin asli varlıkları olan tüm etnik ve inanç gruplarını mutlu edecektir. Biz kendi ülkemizin, kendi vatandaşlarımızın mutluluğu konusunda bir taraftan demokratikleşme bir taraftan siyasi bir taraftan sosyal ve diğer taraftan ekonomik olarak çok önemli çaba sarf ediyoruz.”Türkiye’nin gelişen ekonomisine de dikkat çeken Çağlayan, Türkiye’nin 17. büyük ekonomi olduğunu kaydederek çocukların ilk, orta, lise öğretimi yapan öğrencilerin kitapların devlet tarafından karşılandığını, öğrencilerin tabletlerle eğitim yapmalarına imkân verdiklerini söyledi.Çağlayan, bu anlamda Türkiye’nin çok önemli bir konuma sahip olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilhassa Kafkasya, Orta Doğu, Kuzey Afrika Türkiye açısından önemli ve avantajlarımızın olduğu lokasyon. Sizden Türkiye’ye bakarken sadece 780 bin kilometrekare alana, 76 milyonluk yaş ortalaması 30 olan bir nüfusa, Avrupa’nın en doğusu Asya’nın en batısındaki konumuna değil, Türkiye’ye bakarken 4 saatlik uçuş mesafesinde 56 ülkenin olduğu bir coğrafyanın merkezinde olduğunu görmenizi istiyoruz ve böyle bir coğrafyada dünya nüfusunun 4’te 1’i yaşıyor. Dünya milli gelirinin yaklaşık 25 Trilyon dolarlık ekonomi bu bölgede oluşuyor ve dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 47’si 8,5 trilyon dolarlık bu bölgede oluşuyor. Türkiye bu bölgede gerek tarihi gerek siyasal, gerek etnik, gerek inanç konusunda avantajlara sahip.”Çağlayan, karşılıklı ticaretin arttığını belirterek, yatırımları da karşılıklı geliştirmek arzusu içerisinde olduğunu söyledi. Danimarka firmalarının 2002 yılından beri ülkemizde 283 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini anlatan Çağlayan, sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde şu anda toplam 582 Danimarka sermayeli şirket faaliyet gösteriyor ve bundan son derece mutlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Türk firmalarının Danimarka’da ki yatırımları şu an 16 milyon dolar oldukça düşük. Firmalarımızda da Danimarka’da yatırım yapmaya teşvik edeceğimizi bilhassa burada sizinle paylaşmak isterim. Dünyanın en iddialı yatırım teşvik sistemini geçen yıl Haziran ayı itibariyle hazırladık ve şuan devam ediyor. Bu anlamda Danimarkalı kardeşlerimizin iş dünyasını Türkiye’nin yeni yatırım teşvik sistemini en iyi şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum. Eğer kazanmak istiyorsanız, eğer Avrupa ekonomisindeki gerilemeden etkilenmemek istiyorsanız Türkiye’de teşvik sistemi ile mutlaka tanışmanızı isterim. Danimarka’nın gelişmiş olan rüzgâr enerjisi konusundaki tribün üretimi konusunda tecrübelerini Türkiye’de değerlendirmesini ve Türkiye’de bilhassa önümüzdeki 10 yıl da yapacağımız yatırımlarda Danimarkalı firmaların en iyi şekilde yerlerini almalarını istiyoruz.”Bakan Çağlayan, vize konusuna değinerek sözlerine şöyle devam etti: “Sizlerden Avrupa Birliği konusunda bilhassa insanlık ayıbı diye nitelendirdim. Adeta bir insan hakları ihlali olan bir ticari engel olan vize konusunun çözümü konusunda desteklerinizi Avrupa Birliği’nde beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Nasıl bir Danimarkalı, bir Alman, bir Fransız, bir İngiliz, iş dünyasından veya diğer dünyadan gelen bir Danimarka vatandaşı ülkemize nasıl vizesiz giriyorsa benim ülkemin insanı da aynı şekilde hiçbir engelle karşılaşmadan girmesini istiyoruz. Bu konuda Şengel vizesi olduğunu biliyoruz. Ancak, sizlerden bu konuda Türkiye’ye karşı yapılan bu haksız uygulamanın kaldırılması konusunda desteklerini bekliyoruz.”Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye karşı ikiyüzlü tutumundan vazgeçmesini isteyen Bakan Çağlayan, şunları söyledi: “Türkiye açısından Serbest Ticaret Anlaşmaları dışında bırakılması haksız rekabet unsuru olarak karşımıza çıkıyor. Bugün Avrupa Birliği serbest seyahat anlaşması yaptığı ülkelerle belirlenmiş olan tarifelerde gerek ticaret gerek hizmetler sektöründe belirlenmiş olan alanlarda bir indirime gidiyor. Herhangi bir mükellefiyet getirmiyor Serbest ticaret anlaşması. Bizde 29 serbest seyahat anlaşması yaptık. Önümüzdeki 2 gün içinde Kosova ile serbest ticaret anlaşması yapacağız. Çok yakın bir süre içerisinde Japonya, Kanada ve Meksika ile serbest ticaret anlaşmasının müzakerelerine başlamak istiyoruz. Şu an Türkiye ile Avrupa Birliği’nin gelmiş olduğu Gümrük Birliği süreci artık Türkiye’nin aleyhine işlemeye başlamıştır. Çünkü, Gümrük Birliği anlaşması ne bize ne Avrupa Birliğine tam üyelik konusunda bir destek veriyor, diğer taraftan Gümrük Birliği anlaşması malların serbest dolaşımının söz konusu olduğu bir ortam da malı sahibine, iş dünyasına vize engeline dolaşım engeli getirirken, bir taraftan da Türk ürünlerinin serbest dolaşım hakkı elinden alınıyor”Danimarka Ticaret ve Avrupa İşleri Bakanı Nick Haekkerup ise Ortak Ekonomik ve Ticari Komisyonu Anlaşması’nı imzalayacaklarını belirterek, bu anlaşmanın imzalanmasının iki ülke arasındaki yakın işbirliğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Haekkerup, Danimarka ve Türkiye’nin yakın müttefikler olduğunu belirterek “Aynı değerleri paylaşıyoruz ve Türkiye-Avrupa Birliği entegrasyonunun sağlanması için çalışıyoruz. Danimarka, Türkiye’yi Avrupa Birliği üyeliği konusunda destekliyor.” şeklinde konuştu.

353 total views, 0 today

Page 1 of 41 2 3 4
  • Euro, En Yüksek Reel Getiriyi Sağladı

    Tarafından de 12 Temmuz 2013 - 0 Yorumlar

    Haziran ayında finansal yatırım araçları reel getiri; Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 3,99, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4,71 oranlarıyla Euro oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 Haziran ayına ilişkin ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’nı açıkladı. Buna göre ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından ABD Doları yüzde 2,33 oranında yatırımcısına […]

  • Evde Masaj Ankara

    Tarafından de 21 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Ankara Uzak doğu kültürü olan masaj uygulamasının farklı yöntem ve uygulama teknikleri bulunmaktadır. Bu tekniklere bağlı olarak yapılan masaj uygulamaları insanları dinlendirir ve rahatlatır. Masaj uygulaması belirli bölgelere yapılır. Bu bölgelerinde başında bacak, bel ve kol bölgesi gelmektedir. Masaj uygulaması için keşinin kendine masaj yaptırma uygulama istediği sadece kişinin o anki yorgunluğun üzerinden […]

  • Lokal Masaj

    Tarafından de 31 Mayıs 2014 - 0 Yorumlar

    Lokal Masaj   Lokal masaj özellikle belirli bir bölgedeki yoğun ağrıları gidermek amacı ile uygulanan bir masajdır. Vücuttaki bazı ağrılar kalıcı hale gelebilen düzenli aralıklarla kişileri rahatsız edebilen ağrılardır. Bu ağrılara karşı uygulanabilecek en iyi yöntem şüphesiz ki profesyonel bir masajdır. Boyun sırt ağrılar kronikleşebilen ve neredeyse haftalar aylar sürebilen ağrılardır. Bu ağrıları giderme konusunda […]

  • Evde Masaj Keyfi

    Tarafından de 17 Haziran 2013 - 0 Yorumlar

    Evde Masaj Keyfi Vücutta sürekli bir şekilde ağrı olması demek, vücudun içerisinde belirli sorunların var olduğu anlamına gelmektedir ve bu ağrılar eğer ki dikkatli bir şekilde giderilmezse beraberinde çok ciddi sorunları da getirecektir. Vücudun oksijen sıkıntısı oluşması demek, o bölgede ağrı oluşması anlamına gelmektedir. Oksijen eksikliği birçok sebep neticesinde oluşabilir. Örneğin vücudunuzun bir yerine darbe […]

  • Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları

    Tarafından de 12 Eylül 2014 - 0 Yorumlar

    Tedavi Edici Masajın Fiziksel Faydaları Stresin azaltılmasına ve rahatlamaya yardımcı olur. Kas gerginliğinin ve sertliğinin giderilmesine yardımcı olur. Hamilelik dönemindeki sıkıntıyı hafifletir. Zorlanan kasların ve burkulan liflerin iyileşmesini teşvik eder. Ağrı ve şişliği azaltır, aşırı doku yaralanmalarını azaltır. Kas spazmlarını azaltır. Eklemlerin esnekliğini ve hareket çeşitliliğini arttırır. Atletik performansı geliştirir; spor veya çalışma sırasında oluşan […]

istanbul masaj salonu - şişli masaj mutlu son